|
15 Aralık 2015, Salı
saat: 14:02
Herhangi bir şeye heveslendiğim zaman, tattığım duygu -herhalde heyecandir-, mutlu hissediyorum sanki. Ancak, heves, beklentiye kapı açmaya başlayınca sıkıntıya dönüşüyor. Beklenti tuhaf bir şey, kimya bozuyor. Hevesse, sıkılgan çabuk kaçıyor. Yani, beklenti heves kaçırabiliyor. Heves kaçıran beklentiler mutsuzluğa göz kırpıyor. Bize kimden kaldiysa "mutlu olmalıyız, mutlu olmalıyız" öğretisi, hayata dair beklentimin ne olduğunu sorduklarında, (sadece) mutlu olmak diyebiliyorum. Hesapta çok beklentisi olmayan bir cevap... Mutlu olma beklentisi. Düşününce ciddi anlamda, kocaman be. Büyük beklenti, büyük sorumluluk getirir diyesim geldi. Büyük beklentinin karşılanamayacağı ihtimali yüksek. Denklemi kurunca, benim hevesimi kaçıran şey hayatımın ta kendisiyse, küstüm oynamıyorum da diyemem ki. Yine kısır döngü, yine çelişki. Yine acoustic, yine pain. Belki bir gün bu herif gibi çalarım, böyle de söyleyen biri olur belki. Beklentiye gel. youtu.be/aLR_bSzPTiY | ||
|
|
||