|
15 Aralık 2015, Salı
saat: 23:30
Bugün anneannem anjiyo oldu. Durum tahmin edildiğinden daha kötü. Hem kalp kapakçığı değişimi hem de bypass diyor doktorlar. Sakin durmaya çalışırken içimden deli gibi korkuyorum tabii. Ardından ablamla konuşmam, bunca şeyi içinde saklaması ve kendi kendine yaşama çabası orada, benden uzak, ciğerime işledi. Korktuğum için hiç dillendirmediğim şeyde haklıymışım. Başka bir ülkede yapayalnız oluşu, benim tüm dertlerimi dinleyip bana anlatmayışı bunları, ah aptal kafam ya. Zorlamam, ağzından laf almam gerekirdi. En azından bundan sonrası için söz aldım ama. Her değişmede raporunu verecek bana, söz verdi. Uzakta olması, elinden tutamıyor olmam beni çok üzdü, çok suçlu hissediyorum kendimi. Yalnız benimle paylaşmış olmasıysa mahcubiyetimi daha da artırdı. Bundan sonra bana çok önemli bir görev düşüyor. Onu koruyup kollamam gerek. Şimdiye dek ailenin en sağlamı olarak durmaya çalıştı, yükleri hep kendi omuzlarına aldı. Sıra bende. Beraber yükleneceğiz, ona da dedim, 'ay bana böyle söyleme zaten çok duygusalım, ağlayacağım şimdi' dedi. Ben zaten çoktan hüngür şakır ama ona söylemedim. İyi hissetmesi için var gücümle uğraşacağım. Canım benim. Bir şeyler yoluna girerken başka dertler çıkıyor. Herkes iyi olsun diye düşünmek gerçeküstü de, istemenin önüne geçemiyor ki insan. Sevdiklerim, değer verdiklerim kaç kişi sanki. Birbirinden farklı bir sürü sorunla boğuşuyor herkes. Bazen insan kendisini bile bile körleştiriyor herhalde. Belki bu da bir savunma mekanizmasıdır. Şimdi kafam davul gibi. Tüm gün hastanede geçti, ameliyat zamanına karar vermek derken bir de ablam. Toparlayabileceğim bir günce olmadı bu. Biraz nefes almalı. | ||
|
|
||