|
16 Aralık 2015, Çarşamba
saat: 15:53
Seni bir camekanda sergilenen ve gözlerimin gördüğü en güzel resimmiş gibi hayal ediyorum hep. Önünden geçerken renklerinin canlılığı çekiyor dikkatimi ve bakıp kalıyorum derinlerindeki o mor rengin pigmentlerinden bana fışkıran huzuruna. Orada saatlerce seni, senin bana fısıldayışını dinliyorum şehrin karmaşık seslerinden sıyrılıp. Sonra bir biçimde rahmin yalnızlığına ortak oluyorsun, doğurganlığıma misyonunu yükleyip beni yeni bir sıfat için biçimlendiriyorsun. Sen içimde büyüdükçe ben o camekanda sergilenen resmin ta kendisi oluyorum, ta kendisi olup varlığımın sebebine artık bir cevap buluyorum seninle nihayet benim küçük beyaz kızım... Yol ayrımlarından dönüp evimi hep buldum ben kızım yada ona ev diyebileceğim bir kara parçası!. Saçımın rengi saldırganlık ibreme göre hep bir değişime uğradı. Tırnaklarımı yedim, çoraplarımı kestim, çok sigara içtim ve oldum. Olup beni bekleyen adamın gölgesinde uyudum / büyüdüm. Şimdi seni bekliyorum evinin yolunu sana göstermek için... Seni seviyorum Annen... | ||
|
|
||