|
30 Aralık 2015, Çarşamba
saat: 14:33
"Ne zaman adaletin er geç tecelli edeceğini düşünsem aklıma Sabahattin Ali gelir, yutkunurum. Ne soyut bir kelimedir adalet. Şüphesiz devlet de öyledir. 3 sene sonra 26 yaşında oluyorsun, hatta 27'ye gireceksin. Bildiğin yaşlısın. Senelerce futureme üzerinden sormuş olduğun soruları sormayacağım nitekim bazı konularda, ama sadece bazı konularda hiçbir değişiklik olmadığına eminim. Ama şu an beni soru sormaya iten nedir biliyorsun. Adalet ve devlet ile büyütüldük biz. Devletten ekmek yediğimiz öğretildi, memur çocuğuyduk. Hep ülkemizi çok sevdik. Türk olmanın güzel bir şey olduğu öğretildi bize. Nedensiz Türk olmaktan gurur duyduk. Sonra büyüdük. Hukuk fakültesinde 1. sınıfta devlet kelimesinin tanımı öğretildi. Artık devlet Tanrı değildi. Sonra zaten sınandık. Şu an sonuçlarını bilmiyorum. Başkalarını bilemem, ben adil yetiştirildim. Hak yememek üzerine yetiştirildim. İlk çalıştığım Hukuk bürosunda benden avukattan ziyade daha iyi bir hakim olacağı söylendi. Bütün arkadaşlarım da böyle söylediler. Her zaman her koşulda adaletin tecelli edeceğine inandım. Fakat adalete inancımızla da oynadılar. İftiraya uğramaktan korktuk ve aklımıza hep Sabahattin Ali geldi. Sabahattin Ali hala kötü anılıyor. Yıl 2012. Yarından sonra 2013. Sen bu mektubu aldığında 2015. Senin bu mektubu aldığın günün ertesi 2016." | ||
|
|
||