|
03 Mart 2016, Perşembe
saat: 08:13
Yine böyle yağışlı bir istanbul sabahı, yataktan kalkmaya üşendiğim bi an sebebi işten kaytarmak değil senin koynundan çıkmak, beyaz örtüden dışarı çıkmış muntazam ayak bileklerin gözüme çarpıyor,uyandırmamak için minik minik öpüp örtüyü üstüne çekiyorum,biliyorum ki sen üşümeye ayak parmaklarından başlarsın. Diş fırçasına macunu ortadan sıkarken aklıma sen geliyosun,aşağıdan kıvırarak salyangoz şekli verip öyle macunu fırçaya öyle koyuyorum, senin bana kattığın en önemli şey tertipli olmak çünkü, darmadağın hayatımı rütbeli asker misali düzene koyuyosun, herşeyim yerli yerinde. ruhum burada,kalbim ah evet tam elimin altında atıyor adınla. Gözlerim sana bakıyor, benliğim? beni benden alsanda oda tüm haşmetiyle yanıbaşında,yada belki yanıbaşındaki komidinin üzerinde,belkide aralık kalmış camdan esip yüzünü yalayan tatlı esintide,ne olursa olsun hep seninle. Yani tam kadro buradayım,hiç olmadığım kadar hemde. Gece beni sabah uyandırırmısın uyanamazsam aşkım önemli bir toplantım var dediğini anımsıyorum bir anda. saate bakıyorum henüz erken, sabahın 5i yağmurun sesine uyanmışım, birazda sana dalmışım sol kolumu kafamın altına alıp. Bir insan evladı nasıl olurda doğduğu günkü masumiyetini koruyabilirdi onu seyrediyordum yüzünde. Ve işte tam ben bunları düşünürken gözlerini açtı direk ve göz göze geldik. Kocaman gülümsedi o inci gibi dişlerin sıralandığı güzel ağzıyla.Günaydın bitanem dediğimde uyku sersemi sesi çatallandığı için o benim kadar güzel söyleyemesede genede şirin çıktı sesi,zaten o ne yapsa şirinliklere gark olurdu. Güneşin doğuşunu gözlerinde beklemek gibisi yok sevgilim,hadi kalkta kahvaltı edelim. Sana yüreğimi söğüş doğrayayım,yanına bi kaç şiir iliştireyim anıların arasında afiyetle tüket beni nasıl olur. Güzel olur dimi. Bu yağmurlu havalara çok kırgınım, biliyorum ki senin en zor kuruttuğun yerin o saçların, o yüzden her yağmur yağdığında toprağının başına gelip kapaklanmak istiyorum sen ıslanma diye. Her yağmur yağdığında ayna karşısında sinirli sinirli saçını kurutmaya çalışırken yağan yağmura söylendiğin anları birer birer gözümün önünde canlandırıyorum.Yağmur ya yarin omzunda yada camın ardında güzeldir demiştin,ama artık yağmur ne başkasının omzunda nede camın ardında güzel, yağan her yağmur damlası sadece seni ne kadar özlediğimi gösteren bi gösterge sadece başka bir anlamı kalmadı. Sen gittiğinden beri yağmur yağarken şemsiye kullanmıyorum, haberin yok ben ölüyorum. www.youtube.com/watch?v=r-DgkPS9Ids | ||
|
|
||