|
06 Mart 2016, Pazar
saat: 09:49
Dün dişim tuttu gene, tiyatroda sıkıntı çıkartmasın diye gene koşa koşa dişçiye gittim, bütün dişlerim teker teker iflas ediyo ya, birisini yaptırınca diğer çürükler kıskanıyor galiba bizide yaptır bizde isteriz kanal tedavisi diye ağrıyolar. Dişçiye para yetiştiremez oldum amk. siktiğimin devlet hastanesi 20 gün sonraya gün veriyor.Ondan özele gidip domalmak zorunda kalıyoruz. O övündüğünüz sağlık reformunu kıvırıp götünüze sokun allahın çomarları. Neyse sinirlenmeyeceğim, dünkü oyun çok güzeldi tam beklediğim gibi, oyundan çıkışta kendimi kaybetmek istedim. ama dişim yüzünden alkol alamayacağımı bildiğim için uzun zaman sonra tükürdüğümü yalamak zorunda kaldım. tuğbayı aradım. görüşmek istediğimi söyledim, bu saattemi dedi, evet dedim. ne istediğimi anlamış gibi nasıl olacak diye sordu. Ortaköyde biyerim var evim gibi orada olur işte dedim. Beşiktaştaymış zaten 10 dakikada geldi taksiye atlayıp.Gerginliğini hissedebiliyodum çok rahatlıkla, kendini kötü hissettiği apaçık ortadaydı. Fahişe gibi göründüğünü düşünüyodu gözümde,halbuki alakası yok. Bi yandanda istediğinide anlayabiliyorum,sadece doğru bi zaman olmadığını düşünüyodu hepsi o. bunların hepsini gözlemlerim sayesinde anlayabildim. Otele geldik, otel dedigime bakmayın suit gibi odaların birleştigi ufak bir site gibi bir yer. bogaz manzarası karsında harika biyer.Tam bir aşk yuvası. Odaya girdiğim anda onunla sevişmekten vazgeçtim,sadece deneyecektim onu. Tedirginliği içimdeki vicdan ve merhamet kanalını harekete geçirdi çünkü. Ben bi lavaboya gidip geleyim dedi. Tamam dedim. bende t-shirtümü ve pantolonumu cıkarıp yatağa girdim. Kollarımı kafamın arkasında birleştirdim onu bekliyorum. Kırmızı saçları, gömleğinin üstten 2.düğmeside açılmış,kürek kemiklerini rahatlıkla ihtişamıyla gördüğüm, pek büyük olmayan ama yuvarlak göğüslerine giden çatalı gözlerimin önüne sermiş, şehvetli bi bakışı vardı,ama tedirginliği atamamıştı. Gel diyip yatağa vurdum hafif hafif. Geldi yavas yavas gelirken pantolonun dügmelerini çözdü,sıyırdı ve yandaki pufa koydu. Gömleği siyah kilodunu yer yer gizliyodu, Örtüyü kaldırıp altına girdi. Benden ayırmıyodu gözlerini,bende ondan tabi. O an iyice emin oldum beni istediğinden ama zamanlamasını ve şeklini istemediğinden. Onu bu eziyetten kurtarmak için,bu şekilde olmaz dedim sadece,hadi uyuyalım dedim. Gülümsedi, gözleri hala gözlerimde tedirginlik kendini huzura bıraktı, öyle görünce bende kendimi daha iyi hissettim. Gece bi ara sırtımı ona dönmüş uyurken uykumdan uyandım belime dolamış kollarını nefesi enseme vuruyodu, elimi komidine uzatıp telefonumu aldım,internetten boston celtics'in maçının skoruna bakayım diye.O an oda uyandı,yastığını düzeltip doğruldu yatakta. Noldu dedim, sana yaptıklarım için kendimi kötü hissettim bu gece dedi. Farkındayım ama olur öyle şeyler insanız işte etten kemikten şabalaklıklar yapmak bize özgü bişey deyince gülümsedi. Aslına bakarsan benimde şefkate sevişmekten daha çok ihtiyacım varmış,sarılıp uyuman çok iyi geldi dedim. Hiçbişey demedi, sabah evde olsam iyi olacak pazar günü gelenekselleşmiş aile kahvaltımız var,orada olmazsam iyi olmaz dedi. Hiç üstelemedim benle kal diye, gerçi bi yandan kal biraz daha demek geldi içimden ama böyle bi hakkım yoktu. Kalk giyinelim bırakayım seni taksiyle dedim. Giyinip çıktık onu evine bıraktıktan sonra bende evime geldim. 1Q84'ü okudum biraz daha, bitmeyen kitap yapmışlar resmen.700'e geldim.bugün 1000 yapıp hafta içi salıya kadar bitirmeyi düşünüyorum. 1300 kere ebeni gondikliyeyim murakami, kitapta güzel insan bırakamıyor işin boktan kısmı tam olarak bu yada belki güzel yanıdır. www.youtube.com/watch?v=-ixXF3l96vo | ||
|
|
||