|
12 Mart 2016, Cumartesi
saat: 02:41
hadi içimi dökeyim gerçekten. şimdi hep gülüyorum ya cücük, bok gülüyorum. sürekli etrafımdakileri neşelendirmeye çalışıyorum çünkü içim kan ağlıyor. belki E. ile konuştuktan sonra bugün aşırı etkilendiğimdendir patlamam bilemiyorum ama, tüm gün hiçbir şey gelmedi içimden... sadece haberlerde kalp arayan bir kız çocuğu vardı. onu görünce kendimi iteledim, hadi zeynep yapılacak çok işin alınacak çok yolun yenilecek çok fırın ekmeğin var diye. ama be, içimde fırtınalar kopuyor. ben mi yoğunlaştırıyorum abartıp kendimi hocam özellikle şu dönemi atlatırken kolay olsun diye mi yapıyor bilmiyorum da tek bildiğim osakaya gidince 2. haftada hıçkıra hıçkıra olmadık bi yerde ağlamaya başlayacağım. zira muhtemelen ayın 13 ünden 14 ünden sonra azıcık alışmış olacağım ve boşluğumda boğulacağım farkındayım yani ağlasam baya devamı gelir. o yüzden göz yaşlarımı yok sayıyorum bir sene lisede doğukan diye bir arkadaşım gelmiş bana göz yaşlarının içe akması ne demektir biliyor musun, sen ağlayabiliyorsun be zeynep demişti, ağlarken... düşünüp allahım yaşatma demiştim yaşattı. çok yaşattı bi yerden sonra hep içine akıyor zaten kocaman bir maske suratında şimdi daha fenası ile karşılaştım gözyaşlarını yok saymak içine aksa yemin ederim daha iyi. yok saymak iğrenç bir şey çünkü bunu refleks haline getirmek. içimde kaskatı kesildi her şey içimi bileyliyor sürekli o kaskatı kesilen şey her bir şeylerle uğraşmayı bırakıp nefes aldığımda içim kesiliyor. neden desen, sayacağım bir çok neden var. bir tane şey olur da başa çıkarsın... yine de başa çıkarsın bunlar hep challenge işte. bunlarla büyüyorsun işte. o zaman yine yok sayalım göz yaşlarımızı derin nefes alıp, projeye dönelim www.youtube.com/watch?v=HtBEk0H3kiA bakakalırım kalan her şeyin ardından. atamam kendimi denize abi ama dünya güzel olduğundan değil. attığımda yok olacak insanlar olduğundan görüşürüz saat: 03:04 www.youtube.com/watch?v=WfRrFyRvDzw | ||
|
|
||