16 Mart 2016, Çarşamba
saat: 19:42


İkinci kemoterapim pazartesi günü verilecek. 3 haftada bir alıyorum kemoterapiyi. İlk 2 hafta sıkıntılı ama 3. haftayı sevdim. Sanki vücudumda zehir dolaşmıyomuş gibi...

Saçlarımı kaybettim günce. İnsanın zoruna gidiyo ama hötür hötür dökülüyo işte. Bu hayatta kel kalmak da varmış. Peruğum da var -_-

Kız kardeşim bilmiyor durumu. Çünkü o Budapeşte'de erasmusu kazandı. 8 Şubatta onunla birlikte Budapeşteye gittik. Onu yerleştirdim. 1 hafta geçirdik sonra da döndüm. Ordayken en çok kocamı özledim. Neden evlendiğimizi daha iyi anladık. Ha oradayken göğsümdeki kitleyi buldum bir de. Döndükten 2 gün sonra eşimle birlikte gittik doktora.

Her neyse sonuç olarak bacım bilmiyor. Ben iyi hissettiğim an en cıvıl cıvıl sesimle konuşuyorum onunla ama görüntülü konuşamıyorum. Telefonum bozuldu dedim. Eski telefon kullanıyorum dedim.

Bütün bunlar bir yana, bir de başka büyük acılar yaşadık bu hafta. Ateş bizim ailemize de düştü. Akrabımızı kaybettik patlamada. Yabancı arkadaşlarım sen iyi misin ailen iyi mi diye soruyolar. Tanıdığım insanlar öldü o patlamada diyemedim ki. Çünkü tanımadıklarım da öldü o patlamada. Fark yok aynı acı. Ölümünden sonra tanıdıklarım... Bir de Umut Bulut'un babası var.

Yıllar önce o babayla otobüste yan yana oturmuştuk. Ben Umut Bulut'un babasıyım demişti. Oğlum bana Çukurambardan ev aldı gurur duyuyorum onunla demişti. O kim amcacım dedim de Trabzonspor'da futbol oyuncusu olduğunu söyledi. Öyle tatlı bir adamdı ki. Keyifli keyifli muhabbet etmiştik.

Sıkıntı büyük sevgili günce. Ben kanser olmuşum ama tümör ülkenin her bir yerinde. Bir kendime ağlarım artık, bir de hiç uğrana ölenlere...

istanbul
hosting