|
20 Mart 2016, Pazar
saat: 18:07
(Görkem beni dövme, biraz Pink Floyd'dan bahsedicem. Ama azcık) www.youtube.com/embed/e2G8EWy-plM Yıllarca Gilmour-Waters arasında Gilmour'u sevdim. Sanırım The Wall soundunu ve konseptini çok sevmediğimden, bunda Waters etkisini bildiğimden vs. Yıllarca Waters'ın bir egomanyak olduğunu, bu manyaklıkla cağnım dengeyi bozduğunu düşündüm. Yani Gilmour'un tek başına kaldığı hali de sevmiyordum aslında, ama güzel olan ikisinin dengesiydi ve burada kızılması gereken baskın karakter Waters'tı. Yani kafamda. Sonra The Wall'u izledim. Sonra filmini izledim, adamı biraz tanıdım, biraz anladım falan, hoşuma gitti. Sonra geçen işte kaç senedir dinlediğim plağı tekrar dinledim, normalde dikkatimi çekmeyen şarkı dikkatimi çekti. Hatta çok ileri gidip sözlerini de yazacağım buraya. Waters, özür dilerim ya. Gel bi ara kahve falan içelim, telafi edeyim şu huysuz önyargımı. If I were a swan, I'd be gone. If I were a train, I'd be late. And if I were a good man, I'd talk with you more often than I do. If I were to sleep, I could dream. If I were afraid, I could hide. If I go insane, please don't put your wires in my brain. If I were the moon, I'd be cool. If I were a rule, I would bend. If I were a good man, I'd understand the spaces between friends. If I were alone, I would cry. And if I were with you, I'd be home and dry. And if I go insane, will you still let me join in with the game? If I were a swan, I'd be gone. If I were a train, I'd be late again. If I were a good man, I'd talk to you more often than I do. | ||
|
|
||