01 Nisan 2016, Cuma
saat: 01:30


havaalanına gitmek için otobüs bekliyorduk. ilk konuşlandığımız yerde sabit dursak başlarında bir yerlere denk geleceğimiz kuyruğun dışında kalmış bulunmamızla sıranın alıp başını gitmesi bir oluverdi. çirkefliğinde değiliz de sona gitsek önce otobüs ardından uçak kaçacak diye sıraya baş tarafından eklemlenip en önünde sıradaymışız da diilmişiz gibi eğreti dikilmeye başladık. duruma itiraz eden çıkarsa sıçtık. sıraya girmeye alışık olmamaya alışık olunduğundan herkes biri bi piçlik yapacak öne fırlayacak, otobüs ortada yokken tek sıra olan kalabalık otobüs gelir gelmez hengameye dönecek diye gergin tetikte. görevli çocuğa herkesin gerginliği sirayet etmiş, yarımşardan beş yemiş. biri sırasından adım atsa paralayıverecek. derken otobüs yanaştı ve eleman telkinleri saydırmaya başladı. inenlere izin verin, sıradan alıcaz sırayı bozmayın, yapmayın etmeyin vs. herkes uslu ama tetikte beklerken nerden çıktığı belli olmayan bir genç kız elinde çantasıyla ön kapıya doğru emin adımlarla yürümeye başladı. bardağı taşan eleman tüm kuralları tekrar bizzat kıza ve kız oralı olmadıkça daha da bağırarak sıralamaya başladı bu sefer. kalabalıktan hem güç alarak hem de hepimize göz dağı vererek. ibretlik hizaya getirmenin haklı gururu. kapıya varmak üzere olan kız, önüne dikilen görevli tarafından yolu bloke edilince duruma uyandı. herkes özür dileyip sıranın sonuna gitmesini beklerken, kız yürümeye devam etti ve gerginliğimizi fark edip utanmamıza sebep olan açıklamasını patlattı mırıldanarak: "indim ben." yabancı insanlarla beraber başınıza bir şey gelince o ortaklık birden görünmez bir bağ kuruverir ya aranızda, o samimiyete binaen herkes uslu uslu sıradan bindi otobüse, bize de kimse ses etmedi.

..bu da böyle bi anımdır.

istanbul
hosting