|
27 Nisan 2016, Çarşamba
saat: 18:12
Bazı kızlar var ki, adamın her şeyi bırakıp sevesi geliyor. Hani gel gidelim buralardan dese, o saniye tası tarağı toplayıp gidermişsin gibi. Genel Müdür'ün asistanı da böyle bir kız. Lakin ne o bana gel gidelim der, ne de ben onunla bir yere gelebilirim. Çünkü evli. Onunla konuşmayı, ona bakmayı çok seviyorum. Aramızda, ne bakışlarımızda, ne konuşmalarımızda hiç bir şekilde flörtöz bir durum yok ama yine de kendimi suçlu hissediyorum. Aslında suçlu hissetmek de değil bu, farklı bir şey. Kendi kendine ket vurmak gibi. Garip durum. Baştan aşağı bakmak istiyorsun, gözlerinin içine bakmak istiyorsun ama yapmıyorsun. Bak, yapamıyorsun demiyorum, yapmıyorsun. Bu daha zor. Eğer yaparsan, o an çok hoşuna gidiyor, sonra daha kötü hissediyorsun. Çok zor bir sınav bu gerçekten. Bazı insanların birden fazla yaratılmasını isterdim. Mesela Elif'ten bir tane daha olsaydı, biri kocasıyla mutlu yuvasında yaşlanıp, çocuklarını büyütürken, öbürüne de ben kendimi tutmayıp aşık olsaydım sonunu da düşünmeden. Düşünüyorsun işte. Çok düşünüyorsun. Çok düşünüyorum. Bir çok kız var. Düşünmeyip hepsine aşık olamazsın, hepsinin peşinden koşamazsın. Yani koşamıyormuşsun. Ben bunu çok geç öğrendim. Eskiden böyle değildi. Nereye çekiliyorsam oraya gidiyordum. Her güzel kızın peşinden koşuyordum. Aşık olduğumu sanıyordum. Bazen oluyordum da. Çoktu her şey ve ilişkiler başlatmak, bitirmek kolaydı. Aslında bitirmek için aynı şeyleri söyleyemem. Çünkü ben bitiren birisi değildim ki. Sadece ilişki başlangıçlarını ve en yoğun yaşanan kısımlarını seviyordum. Sonra keskin bir şekilde biten bir şey olmuyordu. Zamanla uzaklaşıyorduk. Şimdi öyle değil bak. Birincisi artık çabalamıyorum. Yani yalnızlığa alışmak diye bir gerçek var. Daha önceden uğruna kilometrelerce yol yapabilirdim hoşuma giden bir kız için, şimdi zor geliyor. Bazen sırf trafikte geçecek bir saat yüzünden bir buluşmadan vazgeçiyorum. Hayır yani buluşunca ne olacak ki sorusu hep aklımda. Her şeyi geçtim bak, eskiden sadece biraz oynaşmak belki bir kaç öpücük için bile yerimde duramazdım. Şimdi azgınlıktan yerimde duramadığım bir anda bile, bir teklifi, üşenip red ediyorum. Bunu bir iki kere dillendirdim ama erkek ortamında kabul görmüyor; Ben porno izleyip, mastürbasyon yapmayı bu hissiz ilişkilere tercih ediyorum artık. Çünkü yolu, iletişim kurmayı, seviştikten sonra faslı angarya olarak görmeye başladığın zaman her şey çok tatsız oluyor. Birincisi demiştim ya, ikincisi de var; Fazla seçici olmak. Eskiden daha fazla insanla tanışıp, daha hareketli olmama rağmen hiç seçici değildim. Çok güzel kızlar oldu hayatımda, -bana göre- çok çirkin kızlar oldu. Heyecan, romantizm olduğu sürece çok ayırt etmiyordum ki. Vizeyi, finali bırakıp sırf anın heyecanı yüzünden saatlerce mesajlaştığım kızlar vardı. Bazıları ile buluşmadık bile. Şimdi öyle değil. Hep bir kulp takıyorsun, ya huyunu beğenmedim, ya suyunu beğenmedim... Hep bir bahane var. O kadar olur diyip üzerine de gidemiyorsun, olmuyor öyle. Hal böyle olunca daha da karışık bir hal alıyor. Daha az insanla tanışıp, çok daha fazla seçici oluyorsun ve eskisi kadar da ilgi odağı değilsin belli ki. (Aslında artık kimin ilgi duyduğunu bile kestiremiyorum.) 1000'lerce insan var ama senin istediğin 1000'de 1, belki bu oran daha da düşük. Ne istediğini daha iyi bilmekten mi kaynaklanıyor bu seçicilik, sıkılmış olmaktan mı, yoksa gerçekten yalnızlığın daha keyifli olmasından mı? (Yalnızlığın daha keyifli olması durumu çok karmaşık. Sürekli karşı cinse ilgi duyan bir yapın varsa, doğal olarak çift olman, çiftleşmen gerekiyor demektir ya tek biriyle, ya da birileriyle, en azından deniyor olman gerek. Dolayısıyla yalnızlığın daha keyifli olması durumu, gerçekten öyle olsa bile problem, ah şu hormonlar.) Şimdi tüm bu anlattıklarımdan sonra büyük resmi görme vakt; 1000'de 1 ya da oran neyse, Elif'e denk geliyor. Elif çok güzel bir kız, bacakları güzel, fiziği güzel, gözleri güzel, gülüşü güzel, bakışları, ses tonu güzel, onunla konuşmak güzel. Başka güzel kızlar da var tabi. Bir sürü güzel kız var hatta ama bana göre Elif hepsinden güzel. Zaten Elif'ten daha güzel bir kız tanıyor olsaydım şu an ondan bahsederdim ama yok. Ne iyi değil mi? Bok iyi. Değil işte, kız evli Rıza baba. Problem Elif'in evli olması değil. Elif evli olmasa da bana karşı bir şey hissetmeyebilirdi ya da bir müddet sonra birbirimize aslında o kadar uygun olmadığımızı anlayabilirdik. Bu işin doğal seyri böyledir. Kendi Elif'ime denk gelmek için, bir sürü Elif ile tanışmam, karşılaşmam lazım. Lakin etrafımda başka Elif yok. Bunu iş yeri özelinde açıklamıştım hatta daha önceden. | ||
|
|
||