|
03 Mayıs 2016, Salı
saat: 01:39
Kendi kendine sağlayamayacağına inandığın şeyler sana 'beklentiler' olarak geri yansıyor. Beklentilerin karşılanmadığında bunu yapmak üzere seçtiğin kurbanlarını suçluyor ve sorumluluğu onların üzerine yıkmaya çalışıyorsun. Hayal kırıklıkları biriktirip kendini trajik bir duruma düşürüyorsun. Beklentilerini karşılamak kimsenin sorumluluğunda değil. Bu yükün altına sokmaya çalıştığın kişileri de sana ihanet etmekle suçluyor, bu işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsun. Birileri sana sözler veriyor ve bunu yerine getirmiyor, seni yalanlarla oyalıyor çünkü senin kendi zayıflığını sana karşı kullanıyorlar. Kendi kendini besleyemediğin gibi bir de gücünü bu kişilere harcıyorsun. Sonra da hayıflanıyorsun. Onlara karşı duyduğun öfke aslında kendi yetersizlik duyguna karşı beslediğin öfke. Kendi kendine neler yaptığını görebiliyor musun? Biliyor musun? Hayaller asla kırılmazlar. Suya da düşmezler. Kırılan şey senin kendi cesaretin. Hayallerini beklentiler üzerine kurarsan her defasında cesaretin kırılacak. Beklentileri düşlemekten vazgeç. Başkalarından beklediklerini kendine nasıl sağlayabilirsin? Bunu düşün. Bunu düşle. Kendini kendin tamamla. ..Dedi bugün Seraye...Terapi gibi geldi.. | ||
|
|
||