06 Mayıs 2016, Cuma
saat: 01:34


Dun aksam kapi calindi. Actim, tanimadigim biri... Bir seyler anlatti, baska universiteye transfer olacagim, onun icin para biriktiriyorum, gazete aboneligi alir misin? Alirim dedim. Orayt, cok guzel dedi, parayi aldi, kirmizimsi bir sayfaya bir seyler karalayip bana verdi, tesekkur etti ve gitti.

Benim icin oz-disiplin konusunda guzel bir egzersiz oldu. Cikarilabilecek dersler:

1. Hayatta baska insanlar ve baska bilincler de oldugundan, ogrenmekle, deneyle edinilemeyecek bilgi cesitleri var.

Kapiya gelen kiza verdigim paranin gercekten universite harcina gidecegini bilmemin bir yolu yok. Sorsam, dogru soyleyecegine emin olmamin yolu yok.

2. Hayatta bazen kazanmak ve kaybetmek arasinda bir fark yok.

Prensiplerim icabi, sadece universite harcina gidecekse bagis yapacagim diye tuttursam ne olacak? Evet ya da hayir deme karari esnasinda--birinci dersten cikardigimiz gibi--kararimin dogru ya da yanlis oldugunu gosterecek bir bilgi sahibi degilim. Prensiplerime aykiri bir is yapip yapmadigimi gormek icin sonradan arastirmaya kalksam evden cikip kizin pesine takilip takip falan etmem lazim. Prensiplerime uygun hareket edip kazanan hamleyi yapmamin bir yolu yok diye dogrudan hayir desem bu da ayni olcuyle kaybeden bir hamle degil mi? Baglamindan koparip alintilarsam, asil ihtiyacim olan bir "peace without victory".

Spor konusunda da soyleyeceklerim var. Okuyali cok oldu ama sanirim Veblen'in sporla derdi; rekabet, gosteri ve taraftarlik uzerine kurulu organize sporlaydi. Oyleyse cok hakli. Ama insanin vucuduyla basbasa oldugu bir aktivite olarak spor da cok farkli. Gecmis'i, Gelecek'i ve Ben'i kesfettigi icin insanin, hayatindan bir anlamda kopuk bir varligi oldugunu soyleyebiliriz. Ya da varligindan kopuk bir hayati... Boyle oldugundan, cimenlerin uzerinde yatarken hic sadece cimenlerin uzerinde yatmiyoruz. Ebedi bir rahatsizlik gibi bu. Original sin? Entelektuel aktiviteler bunu asiyor. Matematikle ugrasirken ya da tarih okuyup baglantilari gormeye calisirken bir nebze rahatliyor insan. Ama hep ihmal edilen sey, sadece aklin degil; bedenin de bu rahatsizligin ve olasi bir rahatlamanin parcasi oldugu. Akli egitmenin ve bedeni egitmenin benzerliklerini gormezden gelsek bile, gecmiste calisip icsellestirdigimiz bir hareketler dizisini tatbik ederkenki hissedilen rahatligin o "hayatla butunlesmislik hissini" getirdigi muhakkak. Merleau-Ponty okumam gerek.

istanbul
hosting