07 Mayıs 2016, Cuma
saat: 00:39


Yıllık alışverişimi de yaptım bugün. Üç mağaza gezdim, yaptığım listeye nispeten (!) uyarak ihtiyaçlarımı aldım. Eksikler tamamlanınca rahatladım.

Dün arkadaşım bana kullanmadığı bir rimelini hediye etti. Ayy ne muhteşem! demeye kalmadan da bronzer ve highlighterımı ödünç istedi. Üstüne de fırçalarımı. Liseli gibi böyle ödünç alıp vermeleri sevmiyorum. Bir de kişisel şeyler bunlar. Hık, mık dedim tereddütle ama umarım istemekten vazgeçer. Fırçalar eskidi attım derim artık ama diğerlerine zor bahane bulurum :/ Neyse, zaten az bir makyaj malzemem kaldı. Onlar da bitince göstermem yeni aldıklarımı artık. Ay resmen liseli muhabbeti. Sıkıldım.

Bugün de anneme gittim kardeşimi okula götürmek için. Ne hoş olduysa annem de geldi okula. Ben gidin deyince binbir bahane sıralardı. Herhalde ben çok kızdım, kavga ettik diye gelmek istedi.
Şans eseri de aylardır yoğunluğundan görüşemediğim okul psikologu müsait oldu. Annem, ben ve psikolog güzelce konuştuk. Haftalar önce ayarlasam böyle bir ortamı yakalayamazdım. Zaten şans insan ümidini yitirince geliyor. En azından bende böyle oluyor hep. Evrene yolladığım güzel mesajlar daha yolda yokoluyor kesin. Her neyse, psikolog benim buna senelerdir anlatmak için yırtındıklarımı aynen aktardı. Tabi şaşırdı. Ama bence gene bir kulağından girip öbüründen çıkacak ya hadi bakalım. Zaten çok geç kalınmış. Huylarının değişmesi imkansıza yakınmış kardeşimin. Yine de elden geldiğince otorite kurmaya uğraşın daha kötü olmaması için, dedi psikolog. Sağolsun birkaç fikir verdi de en azından benim için netleşti bir şeyler. Ha, gene mutsuzum ve mutsuz kalacak bir yanım o ayrı.

Yarın da eşim geliyor nihayet. Kaç gündür yalnızım diye ekmek arası yiyip duruyorum. Kilo da vermiştim aslında ama yine de düzenimizi özledim. Sadece Survivor cırtlaklarını açıp durmasa yeter bana. Sanki bir bok olmuş gibi her an gerilim müziği duymaktan gına geldi. Neyse gelsin de bir bakalım önümüze...

istanbul
hosting