|
11 Mayıs 2016, Çarşamba
saat: 11:47
-Tut şunu bakiyim anahtarımı bulayım ben.. -Abi ne var bunda samuray kılıcı filanmı.. -Tam olarak doğru tahmin tombulum.. -beyefendi ne var onda olta filanmı o? -Yok kılıç.. -Uuu bi dakka istasyon amirine bildirmem gerek.. -keskin değil ama.. -olsun ben bildireyim sorumluluk gitsin benden.. -Yaw metro kaçıyo çabuk o zaman.. Dün defalarca elimde taşıdığım şey sebebi ile taciz edildim..Bundan sonrada bunun arkası kesilmeyecek alışmam lazım sanırım..Daha budapeşte yolunda havaalanı maceralarımız olacak.. Tahta kılıçla geçirdiğim 2 ayın ardından tanıştığım gerçek ve korkunç bir silahın buz gibi soğukluğu ve henüz tam anlamıyla çıkarmayı beceremesemde keskin ıslığı ve sayaya geri sokarken izlediğim bileme hareleri bu şeyin gerçekten ölümcül bir sanat olduğunu bir kez daha kanıtladı bana.. Dün gece aramıza yeni katılan elemanda beni en arkadaki acemi öğrenci pozisyonundan kurtarıp daha 2 ayda sempai olmamı sağladı buda işin bonusu.. Çok sevdim bu şeyi..ama sağ kolum zonkluyor resmen..güçlendirmeliyim.. | ||
|
|
||