15 Mayıs 2016, Pazar
saat: 18:31


güneşli havalar. yüksek sesle anlamını hiç bilmediğim bir dilde björkün gling glo albümünü söylemeyi seviyorum. björkün erken dönemleri.
gudmundkızı björk. bi de bu sıralar sürekli coltrane'in my favorite things'i. ilginç bir hal var şarkıda, hiç sıkmıyor,baymıyor, ne kadar dinlersem dinlyim, yine dinlemek isteyebiliyorum. spontanete önemli bir kavram. kendiliğindenlik. o an kendiliğinden öyle gelmiş ve öyle kaydetmişler gibi sanki. 13-14 dakikalık parça. ölçüp biçip yapmaya çalışınca bu tip şeyler olmuyor, olucaksa anca bu tip bir kendiliğindenlikle, bir akışla olabiliyor sanırım. öyle olunca da zaten bugün hala dinlenen şarkılar oluyor. şarkı: zamandan bir zaman çalma, kendi zamanını bütün evrene gösterme biçimi. "bütün o geçmişte olanları ve gelecek hayallerimi işte bu anda, şu zamanda, şimdi, buraya ve bütün her yere şu müzikle söylüyorum" der gibi. ya da hiç bunlarla alakası yok ve ben anlamlar yüklemeyi seviyorum:) acaba diyorum tarkovskiye de zamanında yakınları böyle demiş midir? çok anlamlar yüklüyosun tarko, bazen bir çiçek sadece bir çiçektir, bir gülbir güldür, o kadar, biraz rahatla dostum.al şundan bi fırt geriye yaslan.tamam:) bence böyle bir durumda tarkonun tepkisi ondan bi fırt almak olurdu ama kafa yine çalışmaya devam ederdi büyük ihitmal. neyse.

bu hafta son seminer.erol akyavaş. güzel oluyordu aslında şu seminerler, değişiklik oluyordu benim için de. neyse.napalım. yaz geliyor.




istanbul
hosting