25 Mayıs 2016, Çarşamba
saat: 12:24


Pazartesi günü sabah bir lokale oturup kahve söyledim. Yarım bıraktım içmedim. Yanıma yaklaşan kediye tuttum fincanı, iki yaladı bıraktı. Olsun. Öğleden sonra Mehmet geldi, ırkçılık hakkında konuştuk. Kendisi siyahi olduğu için bu konuları çok rahat konuşabiliyorum. Mehmet'in canı akşama doğru deniz havası almak istedi, Kağıthane deresine indik. Islah edilmiş derenin kenarında bir miktar oturdum, fillerin kıvrak hortumlarını seyretttik. Bir de ağlamadım tabi, gözüme birşey kaçtı dedim güvercinlere, güvercinlerin umru olmadı. Gagalarını orak çekiç şekline getirerek havada üç sorti yapıp derenin ıslah edilmeyen bölümlerine doğru uçtular. Cebimden sandviçimi çıkarttım. İki ısırık alıp bıraktım. Dere boyunca 50 metrede bir kartvizitimi bıraktım, taşların üstüne. Belki bir gören olur da, şişenin içine koyup potkal yapar, Rusya'ya cismim ulaşır diye. Orada bir İK uzmanı kartviziti bulur, o kartvizit senin burnuna konar, gonca olur, yaz olur.

Geceyi geçirmek için Lombilli'nin evine gittim. Etraf balçık kuşlarıyla çevriliydi ve tiner kokuyordu. Hepimizin kafası güzel olmuştu.

etyen.

istanbul
hosting