|
06 Haziran 2016, Pazartesi
saat: 20:22
Ne kadar iyi niyetli olmaya çalışırsanız çalışın, karşınızdakinin sizi algıladığı kişisiniz. Düşman olarak kabul etmişse sizi, ağzınızdan çıkan kelimeleri tamamen yanlış anlıcaktır. Geçen gün şöyle bir şey oldu. Metrobüse bindim Zincirlikuyu'dan, sadece bir durak gidip Mecidiyeköy'de inecektim. Kapılar açıldıktan sonra bir çocukla aynı koltuğa yöneldik. Ben oturdum ve çocuk ayakta kaldı. Üzüldüm ayakta kaldığına. Döndüm dedim ki "zaten bir durak gidicem......." devamını dinlemedi ve çok uyuz bir şekilde gülümseyerek "ben oturmıcam, oturun siz" dedi. Çok şaşırdım. Halbuki ben "sadece bir durak gidicem, yakınlarda durun da yerimi size vereyim" dicektim. Gerçekten iyi bir şey yapmak istemiştim. Ama o "zaten bir durak gidicem ben oturayım" dicem filan zannetti heralde. Çok takmamıştım kafaya, ama beni yanlış anlaması çok ilginç geldi. Biraz önce de buna benzer bir şey oldu. Servise bindim. Sadece en arka boştu. Oraya geçtim ve önümde oturan kızın koltuğunu yatırmış olduğunu gördüm. "Hülya hanım biraz kaldırır mısınız şunu" dedim, ama yemin ederim kibarlıkla söyledim, kıza ne kadar uyuz olsam da, onun da bana uyuz olduğunu bildiğim ve gerginlik olmasını istemediğim için özellikle üslubuma tonlamama dikkat ederek söyledim. Sonuna kadar kaldırdı koltuğu. Sonra da dedim ki "tamamen kaldırmanıza gerek yok, sadece bir parça yeterli olurdu". BU KADAR KALKIYOR BU KOLTUK dedi. Daha fazla kaldır demedim ki, kaldırma dedim. Ama sanırım o diyeceğimi zannettiği şeyi duydu. Bu gerçekten çok ilginç. "Gerginiz galiba bugün" dedim ve güldüm. İyi niyetle bir şeyler söylediğimde ve insanlar beni yanlış anladığında üzülüyor muyum, sinir mi oluyorum, öyle bir his. Ulan sıçayım ağzınıza o zaman da bari, aldığım reaksiyonlarla davranışım uyumlu hale gelsin. Hof. | ||
|
|
||