|
22 Haziran 2016, Çarşamba
saat: 04:44
Çok mutsuz olduğum anları yazsam kitap olur. Klişe üstüne klişe yükler best seller yazarım. Hayatımın en mutlu anı? Bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Mutluluk abartılan bir kavram zaten. Ama hayatımın en heyecanlı anını biliyorum. O anı asla unutmayacağımı da biliyorum. 3 sene önceydi. Roma'daydım. Bir gece arkadaşım seni çok güzel bir yere götürücem bayılıcaksın dedi. Gittik. Orman gibi bi yer. Yani Belgrad gibi ama işte şehir manzarası var. Offf mükemmel haa dedim arkadaşıma che bello dedim hevesi kırılmasın diye de biz İstanbul çocuğuyuz manzara dediğin bizde demedim. Sonra işte bir kaç şişe bira biraz muhabbet sonrası eve dönmek için kalktık. Yolda yürürken bir an nefesim kesildi. Patikadan çıktım. Gördüğümü sonsuza kadar takip edebilirdim. Peşinden gittim. Beni arkadaşlarına götürdü. Siz hiç ateş böceği gördünüz mü? Ben gördüm. Gördüğüm en güzel şeydi. Çocuğa döndüm. Keşke şimdi odama tek bir ateş böceği girse Dünyanın en mutlu insanı olurdum. Bazen bu kadar kolaydır işte. Bazen ne kadar zorlasan da olmaz. Olmadı işte diyorum kendime. İnanmaz. Bazen olmaz. Bazen | ||
|
|
||