|
23 Haziran 2016, Perşembe
saat: 01:48
Zaman kırık bir kum saati Öyle kanatıyor işte ezberimizi.. Sıcak esmer bir kentte kaldı masalımız Yine yalnızız.. Oysa adını bilmediğimiz, güzel kokulu çiçekler vardı düşlerimizde.. Hani rengine vurulmuştuk.. Öylesine seviverdik bir zakkumu, Bile bile tattık zehiri her dirilişimizde.. Öylesineydi doğan gün.. Vakit kurtarılmayı bekleyen bir eldi, uçurumun kıyısında.. Bile bile döktük,bile bile öldük biz.. Toplamaya mecali yoktu,kumları bir bir, Hiç tutulmamış o ellerin.. Kurumuş kan rengi geçmiş, Öylesine seriverdi kokusunu o heveslerin.. Kimse bilmedi... d.a./Öylesine | ||
|
|
||