|
30 Haziran 2016, Perşembe
saat: 07:35
bugün ceylinin ölüm yıldönümü ilk duydugum anda gökyüzünün siyah kuşağıyla bağladılar gözlerimi kara delik önce içine çekti nefes alamadım. orasıda kabul etmedi beni dünyaya düşüşüm hala bitmedi atmosfer katmanlarını tek tek katediyorum kokun burnuma geldiğine göre, senin ayak bastığın topraklara ulaşmak üzereyim. içimde acının yüzdüğü bir bataklık var senin gözlerinin güzelliği bile kurtaramıyor beni oradan çünkü sevgilim seni fotograflarda sevmek ağır geliyor ruhuma saçlarına her dokunamayışımda gönlümdeki yetimhanelerde yatan çocukların avaz avaz çığlıkları kulaklarımı patlatıyor. İnsanların gerçek yüzlerini gördükçe senin olmayışın şarapnel parçası gibi sırtıma saplanıyor. Yollarda motor kullanan kadınlar gördükçe burnumun direği sızlıyor. portakal rengi kaskıyla yolları aşındıran motosikletinin motor sesinin kesildiği an pencereye kapıya koşardı gönlüm annesi/babası gelmiş bir çocuk gibi onun geldiğini anladığım an içimdeki gotik taraf yerini rönesansın ferahlıgına bırakırdı. Cocugumun annesi düşlerimin kraliçesi hayallerimin kadını motosikletli kız yokluğun benzinle yangın söndürmek gibi sevgilim, içimdeki ateşi sürekli harlıyor her damla gözyaşı. bizim için söylenmiş bu şarkıyı buraya bırakıp mezarına geliyorum,aşiyan sahilinin en güzel kadını. www.youtube.com/watch?v=WnJSAj3Kg1w Ve hiçbir elveda bugüne dek bu biçim söylenmedi Hiçbir akşam o akşam gibi kanarcasına batmadı o güneş Ve hiçbir güneş onları bir daha bu biçim görmedi | ||
|
|
||