|
06 Temmuz 2016, Çarşamba
saat: 12:44
beşiktaşta yalnız yaşama denemeleri. insanın kendi balonlarını patlatması güzel. bazı meseleler balonlaşabiliyor bazı bazı, onlar patlayınca anlayabiliyorsun mevzuyu. yalnızyaşama da onlardan bi tanesiydi benim için, farklı olur diye bekliyordum, meğer böyle oluyormuş. evde iki kedi. pencereler kapalı olmalı. mutfak banyo kapıları örtülmeli. buzdolabına "kedibakıcısına not" yazmış çağdaş:) belki son gün "kedi bakıcısından not" diye bişey yazarım. çalışma odası hep kapalı olmalıymış çünkü içerdeki heykellere saldırıyolarmış, balkondaki çiçeklere 3 günde bir su verilmeliymiş.:) sıcak. dün uyuyamamıştım, bugün uyuyabildim en azından gece biraz daha serindi ve sabah ezanını duymamışım bile. dün 1500 desibel sabah ezanı ile uyanmıştım. saba makamı mıydı? bilmiyorum. sabahları pompidou güne başlama müziğim. güneşliakşamüstlerişarkısı ya da yazaylarıgündoğumumüziği. sadece yandaki apartmanın çok yakın oluşuna alışamadım o kadar. sabahları kalktığımda pencereden çıkıp joey'nin yaptığı gibi "goooood morningg.." diye başlayan bir şarkı tutturursam, yan apartmandaki komşunun da pencereden çıkıp şarkıyı devam ettirme olasılığı çok yüksek. o kadar var uzaklık. beşiktaş güzel. bir de şu roma'nın bebek sesine benzer miyavlamaları olmasa. karşıda yaşadığım yer huzurlu bir yer. beşiktaş daha dinamik. insan bu dinamikliği de arıyor. ilk gün izmir tulumu almıştım,dün yedim,güzel çıktı peynir,buna çok sevindim. domatesler de güzel. turist gibi yaşıyorum burada. bakalım ilerleyen günler nasıl olur. pek kitap okuyamadım burda. ismail gezgin en baştan başlıyor, prehistorik dönemden.taa oralardan başlayınca benim okuma hızım da yavaşlıyor, sindire sindire gideyim diye salyangoz hızıyla gidiyorum. buzullar oluşuyor buzullar çözülüyor homo bilmemneler ve homo erectuslar. işte alet yapmayı bilen insan:homo erectus! ve neanderthaller! ve ilk mitos buradadır işte: öbür dünya miti! çünkü ölüler cenin pozisyonunda gömülmüştür. ve duvarlarda boğalar vardır mağaraların içlerinde. ve insanlar boğanın peşindedir işte, boğaya nanik yapan adamlar da vardır. ölüm ve doğa karşısındaki durumudur bu insanın. sonra göbeklitepede dikilitaşlar vardır, bunların birer fallus olduğu yorumunu yapıyor ismail gezgin. toprağa dikmek erect, ereksiyon,penis, dikdureğilmebumilletseninle, dünyaya kazık çakmak... hepsi birbiriyle ilişkili. dikdureğilme yorumu benim yorumum gerçi ama o da diğerlerinden farksız:) ((madam butterfly'da mı diyormuş: "dünyayı küçükpenisli insanlar yönetiyor" diye. elbette diyordu engingeçtan, burada sözkonusu olan penisin santimetrik ölçüsü değil.pekala kapadık parantezi)) sonuç olarak kitabın daha ilk bölümü bitti, belki şunları bi temize geçirsem iyi olacak. geçişleri, bağlantı noktalarını kaçırmak istemiyorum. işte böyle, temmuzun altısı, güneşle ve paul desmond'un üfledikleriyle geçiyor. | ||
|
|
||