07 Temmuz 2016, Perşembe
saat: 21:31


Terasta oturmuş uzaklardaki denize bakarken düşündümde denize girmekle havuza girmek tercihim hep denizden yana olacak sanırım.Bir orman bir cangıl gibi temizi kirlisi deniz analısı yosunlusu bilmemnelisi ile deniz her halukarda çamaşır suyu kokan ameliyathane havalı havuza on basar.Kızgın kumlardan veya kafam büyüklüğünde taşlardan geçip kıyıya vurmuş yosun ahalisine feyk atıp ahihiyyy sovukmuş nen çığlıklarıyla dalarsın üzerinde mavi mor yağ tabakası oluşmuş tuzlu sulara.dipten yüzerken cesaret edip gözünü açtığında minik bir kum balığı ile göz göze gelirsin ve sana naber lan ipne kılıklı dermiş gibi bakar ve sen sevindirik olursun..havuz öylemi ya..havuzun dibinde tuzlu olmayan suda debelenirken gözlerinin önünden geçen tek şey birinin burnundan süzülmüş sümük parçasıdır..oysaki denizde değil sümük önünden tepsi ebatlarında tezek geçse meeehh bu ne be der suyu fışkırtır uzaklaştırır yüzmene devam edersin...deniz hayattır...bu bayram evde kukumav kuşu gibi oturup havuza girerim bende banane diye kendime trip attığım için pişmanım..özür diliyorum kendimden..bende gidip bir sahilde takılmalıydım..neyse..kurbana kısmet artık..

istanbul
hosting