|
09 Temmuz 2016, Cumartesi
saat: 09:16
Gökyüzünü tavanıma taşımam gerek yine yeni yeniden.Yoksa bu karanlık çıldırtacak beni. Her gece kayan meteorların çığlıklarını duyuyorum, yanagından süzülen birer gözyaşı gibi yeryüzüme çarpıp büyük büyük yaralar açıyor bedenimde. Oysaki senin gözyaşlarını tattığım onca arsız geceler çok uzakta değillerdi aslında. Hepsi önümüzde saygıyla eğilmiş bizim müstakbel ortak geleceğimize ışık tutuyorlardı Daha çok seviştiğimiz,sevişeceğimiz,nefesinin nefesime karışacağı gecelerimiz,gündüzlerimiz,gündüz düşlerimiz olacaktı. ama artık hepsi bir ihtimalden çok bir imkansızlık teşbihi gibi. bu yüzden kelimelerim eksik,başucum yorgun. başucumda belgrad treninde buldugum ve senin çok sevdigin oyuncak ayıcık var onun kolu eksik. çocukluğum eksik saklanmış bir takvim yapragının arkasına yastığımı ters yüz ediyorum yine taşmış gözyaşlarım. zar zor yer buluyorum bu gecede bırakıyorum maskemi komodine. komodinim de bir ben eksiğim diyeceğim. Ki benimde orada gölgem. Başucum yorgun en az yatağım kadar. hüzünlerim,gerçeklerim,çocukluğum ahlarım,gözyaşım,şimdim,geçmişim,yarınım. Hepsini özensizce koyuvermişim hatta bazı geceler atıvermişim. Birikmiş. Dağılmış.saçılmış.eksilmiş. Kaybolmuş kimi zaman. Çökmüş. Düz duramıyor komodinim. Bir ayağı,bir yanı dayanamamış,kaldıramamış bir kalbi,bir ahı. Bir ayağı kırılıvermiş, komodinim eksik. www.youtube.com/watch?v=GF5SlU9YA70 | ||
|
|
||