27 Temmuz 2016, Çarşamba
saat: 10:31



Sevgili D,
“İnsan zamanı durdurmak istediği yere aittir.” derler. Aidiyet duygusu neden oluşur insanda ? Veya oluşmaz ? Sana kendimi hiçbir yere ait hissetmemekten yakınmıştım hatırlarsan. Oysa Kaş’ta ve senin yanında zamanın durmasını istedim sadece. Senin yanına mı aidim ben ? Şu an böyle düşünmek biraz canımı acıtıyor. Fakat ben senin yanında o mutluluğu yaşarken sonunda yaşayacağım mutsuzluğu göze almıştım. Ne de olsa hayat bir tahteravalli ve ona tek başına binen aşağıda durmayı hak eder. Yukarılara çıkmamızsa bir başkasının gelip karşımıza oturmasıyla mümkün olur ancak.

Belki insanın kendini en rahat hissettiği yerdir ait olduğu yer, belki de en fazla kendisi gibi olduğu ve bunu belli etmekten çekinmediği insanın yanıdır. Çoğu insanın bilmediği taraflarını tanıdın sen B'nin. Senin yanında kendisi olan, olduğu gibi davranmaktan ve düşündüğünü söylemekten çekinmeyen B. Benim sevdiğim B’dir o. Belki senin de sevdiğindir...

Seni sevdiğimi söylerken “Seni seviyorum” demek yerine “Seni severim” demeyi tercih ederim. Çünkü ben seni geniş bir zamanda seviyorum. Belki de içinden geçtiğim veya geçeceğim tüm zamanlardan hayali bir zaman yarattım kendime ve bunun içinde yaşıyorum, bilemiyorum. Seni şu anda sevdiğim gibi gelecekte de seveceğim. O zaman yanımda olmayabilirsin, benim hayatıma başka birisi girebilir ve senin hayatına da başka birisi veya beni bir daha hiç görmeyebilirsin ama senin yerin hep var kalbimde. Seni geçmişte sevmedim belki ama beni çocukluğuma götürdüğün için sanki seni geçmişte de sevmiş gibiyim.

Yaşadığımız her an çok gerçekti. Sanki kısa bir film çektik seninle beraber. İçinde herşey vardı. Arkadaşlık, sevgi, eğlence, paylaşım, derin sohbetler, güzel anlar, romantizm, erotizm... Şimdi o kısa filmden sahneler geliyor gözümün önüne. Sevdiğin bir filmi izledikten sonra replikler gelir ya aklına, işte öyle birşey. Tıpkı öpüşürken sana “nefesimi kesiyorsun” dediğim anda “sense bana nefes aldırıyorsun” demen gibi. Fakat çok sevdiğin bir filmi tekrar izlemek isteyip izleyememek gibi birşey benimkisi.

Falıma bakarken kendini gördün ve “sana acı bırakacağım.” dedin. Gerçekten gördün mü bunu yoksa beni olacaklara hazırlamak için mi öyle söyledin bilemiyorum fakat şu anda gerçekten biraz canım acıyor. Ben sanırım birdenbire sonu olmayan bir girdabın içine yuvarlanırken buldum kendimi. Ama sana söylediğim gibi, sen benim duygularımı bana bırak ve kendi duygularına sahip çık. Çünkü şimdi sana bencilce gelecek olsa da kendimi bu girdaptan çekip çıkarabilmek için sana hoşçakal demek zorundayım. Bunu yaptığım için üzgünüm.
Hoşçakal....
B.B.


istanbul
hosting