|
31 Temmuz 2016, Pazar
saat: 13:26
eyvallah kaş! diyeli üç yıl geçmiş. bu yıl ilk kez uçakla döndüm. ben neden otobüsle dönüyormuşum ki anlamadım. meğer alibabaoteli hala varmış. alibaba otelinden bol bol yürüyüş yaptım kaşkampinge doğru. sanki o yürüyüşü ben de yaparsam, engingeçtan gibi insan olmak kitabının başlıklarını yazabilecekmişim gibi hissetmiştim, tabii ki öyle olmadı:) ben yine de bu beklentiyle yürümeye, antik tiyatroda güneşi batırmaya, oradan karşıya meis'e-GÖZ'e, ve arkadaki sıradağlara ve dağların içine oyulmuş antik mezarlara bakmaya devam ettim. burası akdeniz, işte burda dağlar kıyıya paralel uzanır, bakınız işte dağlar.işte bu dağlar! hani şu yamaç paraşütü yapılan. hani şu gün batarken buğulanan. çağrının arkadaşlarıyla vakit geçirdim, deryada pizza, gagarinde gecesonu, fırtta balkan ezgileri, hidayette deniz, dalış, kampingte akşamüstü, duvarda şarap duvarda bira, duvarda tütün, bol bol tütün sarmak, her yerde tütün içmek, limanağzı, asmaaltında gece, asmaaltında sabah, ahmetin yerinde kelle paça, antik tiyaroda günbatımı, patlıcanlı sufle.. diye diye bir tatil daha bitti. adımız miskindir bizim düşmanımız kindir bizim biz kimseye kin tutmayız kamu alem birdir bize diye bitiriyor her geceyi gagarin. bu yıl aklımda bu şarkıyla kalacak sanırım kaş. bilmeyenler bilsin bizi, bilenleree selam olsun, bilenlere selam olsun! ve istanbul. ve yeniden işegitmezorunluluğu. merhaba hayat! merhaba ölüm! merhaba herkes! | ||
|
|
||