|
18 Ağustos 2016, Perşembe
saat: 16:59
ben böyle olacağını biliyordum. en başta dedim: "bak zaten bu işler zor, hele ki kendiliğinden ortak mecrası olmayan ikimiz için daha da zor. sevene zor değil tabi gerçi, tam tersi işin tüm keyfi bunda, birbirinin hayatına yavaş yavaş sızmakta filan işte. ben kendimi biliyorum, alır her şeyin tam ortasına oturturum, tüm hayatımı düzenimi ilmek ilmek etrafına örerim, bi şeyler bulur çıkarır yapar planlar çoğaltır türetirim. sende böyle bi düşkünlük yok bana karşı. o yüzden bırak yol yakınken ben gideyim. ben kendimi biliyorum, ben çok üzülürüm." ne oldu şimdi? senin bana ayak uydurmak için attığın tek bir adım mı var? düşkünlük meselesi mi bilmiyorum, velev ki yerin dar, öyle ya da böyle, kendi kendimeyim işte. ama ben en başta dedim, görmüştüm böyle olacağını. sonra bir şey oldu, baktım ki çoktan düşmüşüm gözlerine, tamam varım dedim. her şeyimle. tüm kapılarımı açtım, tüm hamlelerimi yaptım, elimden gelen bu kadar. ben burdayım, sen nerdesin? ne zaman böyle bir şey olsa göz yaşımı silip pışpışlamaktan öte hiçbir şey yapmıyorsun. beklemekten yoruldum artık. bi şey kırıldı içimde, umudum kalmamış gibi.. şimdiye kadar bana gelmeni bekliyordum, bana gelmediğini görmeyi bekliyorum sanırım artık. | ||
|
|
||