24 Ağustos 2016, Çarşamba
saat: 11:46


Yazmak lazım, okumak lazım...
Dengem şaştı yine. Kafam allak bullak...
Bazen neye üzüleceğimi, hangi arkadaşıma üzüleceğime şaşırıyorum. Her seferinde daha beterinden korusun Allah diyorum. Ülkede olanlara hiç yetişemiyorum. Dünyayı takip etmeyi çoktan bıraktım. Küresel ısınma falan hiç konum değil...
Kendi küçük dünyamda cebelleşiyorum. Bir dolu cümle birikiyor aklımda. Bir yandan aklım bir yandan başka bir taraflarım karışıyor. Amaçsız yaşamaya devam ediyorum bir yandan da. En son DGS ye giderken kimliğimi yanıma almamam bunu çok güzel yüzüme vurdu. Silsile halinde birileri benim için yoruldu.
Salak gibiyim bugünlerde. Bir de tesadüf mü bilmem ama birileri dalgınsın bugünlerde falan dedikçe daha çok kötü oluyorum. Tabii kasiyerler falan da hanım efendi dalgınsınız diyerek gülünce. İşler hepten karışıyor, düzelmeye çalışayım dikkatli olayım diyorum daha saçmalıyorum. Kendime kalmalıyım diyorum ama o zamanda ağlamaya başlayabiliyorum. Ya da saçma sapan olmayacak hayaller kuruyorum.
İşte böyle bir hal içindeyim. İşteyim şimdi sade Türk Kahvesi saatim. Kahvem bitti, yazı yazmayı da bırakayım.
Son haberler:
Çınar büyüyor (Maşallah)
Keziban'ın Bebeği olacak (Her şey yoluna girdi gibi, Maşallah)
Özge'nin bebeği, annesinin karnında sağlıklı (Maşallah)
Çağla günbegün iyileşiyor (Maşallah)
Hatice'nin babasından iyi haberler geldi (Maşallah)
Ezgi'nin tayin dilekçesi gelecek ve kocasının yanına gönderilecek inşallah.
Haşim için Her şey güzel olacak en kısa zamanda İnşallah.
İş yerindekiler için bir hata yaptık yazısı gelecek İnşallah.
Ablamın bir okulu var gibi görünüyor, onun sorununu üstekileri duyunca kendisi bile önemsememişti.
Allah'ım elimden bir şey gelmeyince devamlı inşallah ve maşallah kelimelerini kullanıyorum. Teselli kelimelerim oldular.
Ama daha da iyi olacak her şey. Ramazan bayramı arifesinden beri pek iyi haber almadım ama hala umudum var güzel olacak her şey...


istanbul
hosting