|
28 Ağustos 2016, Pazar
saat: 07:41
Tatili bitirdim ama öyle üzülerek değil, kendimi mükemmel hissediyorum. Bronzlaşmış,zayıflamış, üzerimden fazlalıkları atmışım gibi. Tabi bu durumun tüm tatili yalın ayak geçirmem, sabahları kendim keşfettiğim ıssız akvaryum koyunda çırılçıplak denize girmem,10 gün boyunca bahçedeki sallanan salıncakta geceleri yıldızların altında uyumam,her gece yakamoza yakınen arkadaşlık yapmam,gökkuşağının altında yüzmem ve birgünlük gelen dev sağanağın bana kazandırdığı iki güzellik sıla ve gizem'i tanımamlada alakalı olabilir. Kızlarla her gün denize girerken selamlaşıyoduk, plaj sandalyelerini alıp kumsala atıp saatlerce muhabbet edip tenlerini karartmaya calısıyolardı, o feci yağmurun yağdıgı gün çadırları pert olmuştu, bilirsin yufkayürekliyimdir,hemen benim ev müsait, içerde koca yatak sizin ben zaten bahcede yatmazsam rahat edemiyorum dedim. Kabul ettiler, her sabah uyandıgımda beyaz bir pikenin altında birbirine dolanmış ve örtü kalçalarına kadar sıyrılmış ufak ayakları,küçük ayak parmaklarını ve pürüzsüz bacaklarını gördükçe mutlu oldum,kendimi epey iyi hissettim. Kısacası bol bol yenilendim, aksayan yerlerimi yamaladım.Muhtemelen sert geçecek bu kışa bir karınca gibi çalışarak hazırlandım. Şimdi bırakın gelsinler,geldikleri gibi giderler. www.youtube.com/watch?v=PsgBy3MOtEw | ||
|
|
||