30 Ağustos 2016, Salı
saat: 14:35


son zamanlarda yoğun biçimde biçare-taksim trio'dan. böyle müzikler olsun,bin türlü derdim olsun- öyle bir müzik bana göre. ismail tunçbilek bestesiymiş. ali ekber han'dan esinlenmiş. kim la bu ali ekber han? diye daldım biraz da çıkamadım, ravi şankar falan. ayrıca bi dalmak gerek. dün ne güzel bir gündü. o kadar da sisifos değildim. oysa ben her pazartesi sisifosun söyleni! bir kayayı taşıma mücadelesi. boynumu bir o yana bir bu yana çevirme, gevşetmeye uğraşma halleri. akşam modameyhanesi! kulüp rakı da kulüp rakı! ben bi esprisini göremedim ama vardır belki, bilemem, belki de sadece şu insanın kendini diğerlerinden ayrıştırma güdüsünü gıdıklıyordur? ah şu satışpazarlamacılar ve pazarlama taktikleri! sizi gidi sizi. gücü kabul etmek bir mesele, kendi gücünü iyi'ye doğru kullanmayı seçmek ayrı bir mesele. o gücü pekala herhangi bir şey için de kullanabilecekken, kendi iyi bildiği için kullanmak başka bir olay. sanıyorum eskiden usta-çırak ilişkisinde bir usta ancak, çırağının kendi gücünü iyiye doğru kullanacağından emin olduğu zaman ona ustalık veriyordu. bektaşi geleneği miydi, yeniçeri ocağı mıydı, kimbilir bu veri nerdendi..kimden duyduğumu biliyorum da bu verinin nerden geldiği konusunda pek emin değilim. zihinharitalamam beni bektaşilik-yeniçeriocağı-yerdenizdebüyücüolmak üçgeninde dolaştırıyor. her neyse. what da hell' riyen dö riyen! riyendöriyenli tişörtümü her gördüğünde takılıyor gökalp.yine mi o tşörtü giymişim,üzerimden kazımak gerekecekmiş falan:)bence güzel bir tişört.geçen gün yolda yürüyodum bi baktım biri emre diyor: julien. sonra meriç geldi, julien uzaktan gördü tişörtü, sonra baktı sensin,hemen seslendi dedi:)mutlu oldum. riyendöriyenağbicim!
gücü iyiye kullanmak,kötüye kullanmak mevzusuna aslında şunun için girmiştim. starbaksın karton bardakları. mesela ben o karton bardakları tasarlayan insan olmak istemezdim diye düşünmüştüm. çünkü bence meme ucu. hatta kahveananın memesinden akan kahve. ve çünkü oral evre! bunu ayrımsamak zor değil, ama bu bilgiyi daha çok çıkar elde etmek için kullanmak..bilemiyorum altan.


şunları da söyliyim ondan sonra gideyim:
ben biraz annemim, çokça babamım: mutfakta şarkı söylerken annem, birgün önceden bornozumu hazırlayıp banyoya koyarken babam.

biçare'de hüsnüyü dinlerken babasını duyuyorum. oysa hiç babasını dinlemişliğim yok.ama o da meşhur bir trompetçiymiş. trompeti batılı gibi değil de doğulu gibi çalan bir trompetçi. kendi yaklaşımını, kendi karışımını,kendi farklılığını ortaya koyabilen insanları seviyorum. başlarda gayesu'ya manyakmıdırnedir gözüyle bakıyordum, şimdilerde farklılığını daha bi sevdiğimi anlıyorum. şöyle bir müzeyyensenar edasıyla, agnoostiiktir fikri yaârimin diyor, manyakmıdırnedir harbiden:)

bi de bence taksim trio mu secret trio mu dersen.. gerçi öyle bir karşılaştırma yapılamaz ama..yine de biraz taksim trioya daha yakınım bence. secret trio biraz daha matematik gibi. ya da şöyle, secret trio apollonken, taksim trio biraz daha dionysos.


gibi.














istanbul
hosting