|
01 Eylül 2016, Perşembe
saat: 11:09
2 gündür istinye parkta magaza müdürlüğü yapan bir hatunla takılıyorum, evet aramızdaki şeyin adı tam olarak bu, takılmak. Birlikte müze gezip,yemek yiyoruz,kahve içiyoruz ama katiiyen alkol almıyor hoş alsın diye bi beklentimde yok zaten yanlış anlaşılmasın. Entresan bir kadın 45 yaşında olmasına rağmen çoğu genç kadını cebinden çıkartacak özelliklere sahip. Masumiyet müzesinde füsunu ona anlatırken ki beni hayran gözlerle izlemesi çok hoşuma gitti.Bunu ona söylediğimde aldığım cevap daha hoşuma gitti tabi. Onunla beraberken diğer kadınların gözüme basit gözükmelerini engelleyemiyorum,o benim hissettiklerimi damarlarında yüzdürebileceğim kapasiteye öylesine sahip olduğunu hissettiriyor ki hiç alengirli yerlere girmeden neyse onu çat çat söyletiyor bana. Buda tam göğüs kafesimde karşılıklı iki cam açmışım hissi veriyor. üfür üfür esiyor içim. Biliyorum aşk değil bu müzeyyen ,garip bir tutku sadece. Bu aralar bol bol şiir okuyorum sanırım ondan da kendimi böyle bir olgunluğun,zerafetin içine serbest düşüşe bıraktım. Michelangelo ne muazzam bir adam, heykellerinde,resimlerinde detay vererek anatomiye çağ atlatan adam en az şiirlerinde de o kadar başarılı, keşke üzerine biraz daha yoğunlaşabilseymiş diyor insan. ayrıca koca yazı gömdük, eylül geldi, en sevdiğim ay. <3 www.youtube.com/watch?v=KUmZp8pR1uc | ||
|
|
||