|
06 Eylül 2016, Pazartesi
saat: 00:53
Bim bam bom! Keyfim yavaş yavaş yerine gelmeye başladı. Zaten ağzını yediğimin Susan Miller'ı da 9 Eylül'den itibaren Jüpiter'in bi nevi bana gireceğini ve taaa Ekim 2017'ye kadar da kalacağını yazmış. Hayatımın en güzel dönemiymiş bu. Ne istesem olacakmış. Umarım giren sadece Jüpiter olur. Çarşamba günü M. ile randevum var. Gerçi birbirimize hala sizli bizli hitap ediyoruz ama tahminimce ikinci kadeh rakıdan sonra buna bir son veririz. Aksi halde gece boyunca "Rakınıza buz ister misiniz Clem hanım? Filhakika su yeterince soğuk değil." gibi cümleler havada uçuşur. Daha önce bahsetmiştim, kendisi benim kedinin veterineri. Açıkçası kediyi ilk kez götürdüğümden beri onunla ilgili çok iyi şeyler hissediyorum. Ama hiç zorlamadım. O da zorlamadı. Olması gereken neyse zamanı geldiğinde zaten olur. Zamanı geldi. Bakalım klinikteki 10 dakikalık sohpetimiz rakı masasında neye evrilecek? Güzel bir arkadaşlığa evrilse de hayır demem, memnuniyetle kabul ederim. İlişkiler konusunda artık çok rahatım. D. hanımın bu konuda bana büyük yardımı oldu sanırım. Örneğin eskiden karşımdaki adamda deli saçması bir sürü şey ararken artık sadece tek bir şey arıyorum; mutlu bir adam olması. Bi de merhametli olması. Demek ki iki şey arıyormuşum. Eheh. Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki. Bunların hiçbirinin bir defter yaprağındaki listede yazıldığı gibi kalmasına izin vermeyeceğim. Bunu da buraya not düşeyim. | ||
|
|
||