06 Eylül 2016, Salı
saat: 09:54


İmkansızın şarkısında murakami ısrarla fitzgerald'ın muhteşem gatsby romanına vurgu yapmış diye kitap bitmesin istedim.
Aklıma onu düşüren herşeyi seviyorum.
yıl 2013 olması gerekiyo, o film onunla izlediğim son filmdi.
Feriye'de son seansta bir iş çıkışı buluşmuştuk ceylinle. Üzerinde beyaz pamuklu bir elbise vardı, sanki beyaz elbise giymek için doğmuştu öyle yakışırdı ona beyaz.
Filmi izlerken onunla son izlediğim film olabileceğini düşünemezdim asla,bu aklıma bile gelmezdi,gelebilecek birşey değildi çünkü. Ben hayatımın geri kalanı onun karaparçasında kurduğum görkemli krallıkta geçecek hesaplarını yapmıştım. Ama ne kadar plan yapsamda hiçbirinin olmamasından dolayı spontane yaşamak gibi bir lanetle sınandığımı unutmuştum işte.

O gün onun tırnaklarındaki ojeden, gözlerinin yorgun bakmasına,saçlarından gelen djarum black kokusuna,teninden yükselen kendine has ne reçeli olduğuna karar veremediğim hoş kokusuna kadar her detayı hatırlıyorum.

Filmden çıktığımızda yakamoz vardı, feriyeyi bilen bilir, filmden cıkışta sag tarafa baktıgınızda bogazı,sol tarafınıza baktıgınızda sevdiginizin yüzünü görebileceginiz dünyadaki tek yerdir.
Ben sagımda bogazın üzerine çarşaf gibi yayılmış titreyen ay ışığını sol tarafımda ise yeryüzüne benim için indirilmiş bir peygamberi görüyodum.

O gece bir daha asla eskisi gibi olamadık, muhteşem gatsby benim aklımda hep ayrılığımın müjdeleyicisi olarak kaldı o yüzden.
Fitzgerald'ı bu yüzden orospu çocuğu olmakla suçluyorum.

Belki birgün kendimle barıştığımda,fitzgerald ile de barışırım.

Kim bilir hayat süprizlerle dolu.


www.youtube.com/watch?v=Tu8KM3vzgjY



istanbul
hosting