|
13 Eylül 2016, Salı
saat: 11:05
Dün rakı masasınında verdiği çözülmeyle gene eskileri yad ettim. Bi ara arka fonda zeki müren çalarken bi onun bide benim sesim yankılanıyodu gökyüzünün altında sanki. Hikayeme kolaj yapıyordu sanat güneşimiz. O an anladım ki ben çoğu insana nasip olmayacak kadar güzel sevilmiş, sevmiştim. Bir kadın tarafından bu duyguların hafızanıza kazınmasından sonra onu kaybetmenin verdiği ıstırap kafka'nın ölüm döşeğinde çektiklerinden bile beter oluyor. Dün hava akşam serinledi, o an geldi aklıma. Böyle bir havada sevmiştim seni, biraz yağmur olsa tam olacaktı. Ortaköy'de Ortodoks kilisesinin tam önünde saçların kaskına sıkışmıştı, ilk o an değdim o saçlarına. Saçların. Hayatımda dokunduğum daha güzel birşey olmadı. ne değerli mücevherler ne tuna nehri ne de nice ucsuz bucaksız denizler ne büyük göğüsler hiç biri senin saçlarının verdiği huzuru veremediler. Keşke tekrar gelsen,keşke saçlarını tekrar sevebilsem. www.youtube.com/watch?v=zdIGtw7eGYw | ||
|
|
||