18 Eylül 2016, Pazar
saat: 12:11


Dün gece çınarı uyutup eve geldim, o kadar yordu ki beni sıpa yatıp uyuyayım diye yıgılmısım kalmısım yatakta, üstümü bile değiştirmemişim o derece.

Gece 4te kapıdan sesler gelmeye başladı sanki birisi sokak kapısını tırmalıyodu, kedimi lan yoksa bu diye kalktım yataktan kapıya gittim.

Kapıya yaklastıkça çıkan seslerden bunun bir kediden çok aslan veya kaplan olabilecegine kanaat getirdim.
Delikten baktığımda karşı dairenin önünde beyaz bir gece elbisesi giymiş yere çantasının içinden dökülen bikaç kozmetik ürünü,cüzdan,telefon arasından anahtarı arayan sarhos bir kadın gördüm. Ama feci sarhoş, yani ne vardı bu kadar içecek anlamam.

Genede süpermeniz ya aldım bunu. Hanfendi anahtarınız yokmu açayım kapınızı derken bulamıyorum ya bulamıyorum dedi yarı ağlamaklı zaten ayaktada duramıyor. Güvenliği aradım kimse yok,güvendigimiz daglarada kar yağdıktan sonra bu kadını böyle sokaktada bırakacak halim yok diyerek aldım bunu benim yataga yatırdım.

Pencereleri açtım, başınada bi koca sürahi su doldurup bıraktım. yanınada not yazdım. sanki kafkayım durumu açıklayan bi not yaz bırak illa edebiyat parçalayacam amına koyiyim.

Neyse kadıncağıza durumu izah eden bir not yazıp, uyanırda beni karsısında görürse utanır diye evden cıkıp gittim sabahın 5inde.

İstinye bayırından sahile indim nihayet bir taksi bulabildim, oradan annemlerin yanına geldim.

Burdanda Tarık Akan'ın cenazesine gidicem ama önce çınarla çizgi film izlemeye söz vermiştim onu halledeyim. Bu arada dün çınarı Hayko ile tanıştırdım, kulaklarını dikip dinledi çok hoşuma gitti dedi bide. ağzını yediğim ya.

www.youtube.com/watch?v=7QTtOMn5aEI

istanbul
hosting