21 Eylül 2016, Çarşamba
saat: 01:24


Disarda gri sonbahar ankarasi sakir sakir yagmur yagarken, les gibi trafikte cantami karistiriyorum ve elime deniz gozlugu geliyor. Dun nerdeydim, bugun ne haldeyim.. al sana huznun, pazartesi sendromunun, husranin ve de hicranin tanimi.

Onun disinda; deniz fenerlerini, ahtapot izgarayi, teknenin ruzgarli gunesini, denize yagan yagmurlari, gozlerimizin ictigi manzaralari, mi casa su casa rahatliginda olunabilen insanlarin, her icecegin kar kivaminda frozen versiyonlarini, kokteyllerden mojitoyu, sofralardan rakiyi, mutfaklardan akdenizi, fakat denizlerden daha cok egeyi, bir yeri tuketememis olmayi bi dahaki sefer yapacak bi suru sey kalmis olmasini, cicek arkadaslarla guzel yemekler yapmayi, birbimize iyo bakmayi, dar zamanlara sikistirilmamis sohbetleri, uzun yolda uyumayi sarki soylemeyi, gercek yolculugun geri donus olmasini, donuste bizi with arms wide open bekleyenleri; cok ama cok severiz.

istanbul
hosting