|
22 Eylül 2016, Perşembe
saat: 23:19
Dostoyevski'nin timsah öyküsünde ki gibi insanlar, beni yutmak istiyorlar, yutabilirsiniz de fakat asla sindiremezsiniz. Mükemmelim,ulaşılmazım gibi beylik laflarım,aşılmazım diye egom yok alemci, neşeli bir delikanlıyım. Kalbimde derin yara izleriyle kendi kendime zor tahammül ederken sizinle uğraşmamı beklemeyin. Uğraşmayın artık benimle. Bugün aşiyanda beni cesare pavese ile tanıştıran tezer özlünün mezarını buldum. Ceylinime orada göz kulak olacak birilerini bulmak mutlu etti beni. İnsanın mezarlıkta bile kendini iyi hissetirecek birşeyler bulması ne kadar entresan öyle değil mi. Dün ona epeydir almaya çalıştığım ancak bir türlü alamadığım kitabı aldım.Epey gecikmeli oldu. Mektuplara çok özenirdi, ancak biz mektuplaşacak kadar hiç uzaklaşmamıştık buna üzülecek halimiz yoktu ama onun içinde bunun ukde kaldığını hissedebiliyordum. Bu yüzden nazımın pirayeye,orhan velinin nahit hanıma, cemal süreya'nın zuhale yazdıkları mektuplar önemliydi bizim için. bu yüzden kafkayı bu kadar çok seviyorum bu yüzden küçük lena benim için bu kadar değerli. Keşke diyorum onunla herşeyin en güzelini yaşadığım bu serüvende böyle bir tecrübemizde olsaydı. Onun içine sığdıramadığı dünyasında yerçekimsiz uçardım uçmazdım, yüzerdim. Onu sözcüklerinden,cümlelerin ardına sakladığı insanın içini ısıtacak gizli öznelerinden öperdim. www.youtube.com/watch?v=t-0TD8V4Doc | ||
|
|
||