26 Eylül 2016, Pazartesi
saat: 02:01


Bu aralar kendime fazla geliyorum. Eskiden her şeyi olduğu kadar yaşamayı seçerken son zamanlarda; çok fazla okuyorum, çok daha fazla dinliyorum, çok geziyorum, çok düşünüyorum.. Derdim kendimi olduğumdan daha fazla göstermek değil aslında ama telaşsız bir biçimde hayatımın hareketliliğini bir köşeye oturmuş izliyor gibiyim. Son 3 ay dediğim dönemde o kadar çok olgu değişti ki hayatımda onun hayreti ile etrafımda olan bitene ayak uydurmaya çalışıyorum.

Hayatım çok kalabalık son aylarda. Bu kalabalıklar yüzünden kendimi hiç bir durum için koşullamıyorum. Eskiden umursadığım bir çok olay ya da olgu benim için artık bir şey ifade etmiyor. Yanımda hayatıma bambaşka renkler getiren mükemmel bir insan var şu aralar. Bir kalıba sokma gereksinimi hissetmiyorum, kendimi açıklama ihtiyacı duymadığım gibi. Deliler gibi eğlenip sabahlara kadar konuşabiliyoruz. Akıp giden zaman umrumuzda olmadan.. Düşünmeden bir trene atlayıp başka bir şehire, hatta başka bir ülkeye gitme kararını bir anda verebiliyoruz. Bu yüzden bir kalıba sokmak her dostluk ve ilişkide olduğu gibi bunun büyüsünü bozacak diye üstüne daha da bir titriyorum.

Etrafla daha çok vakit geçirdikçe fark ediyorum ki herkes ortak hayaller kurmaya başlamış. Kaybettiğimiz geçmişi konuşmak yerine hayallerini kurabileceğimiz geleceği konuşan bir grup. Son zamanlarda duyduğum heyecanın sebebi benim de hayaldaş bulmam biraz da.. Önümde kocaman bir seyahat haritası var ve bunların hepsinde yanında bu hayalleri ortak kurduğum birisi.

Kendimi şanslı hissediyorum. İnsanların bütün bencilce ve iğrenç hareketlerini umursamayıp hayatıma devam edebildiğim için ve en önemlisi parçalanmadığım için şanslıyım. Zamanın hastalığı 'hayal hırsızları' hayatıma girip istediklerini alıp çıktıklarında kendimi kötü hissetmiyorum artık. İnsanların ne kadar yalancı ve çıkarcı olabildiklerini kendi gözlerimle her gün daha da fazla deneyimliyorum. Kimseden dürüst olmalarına dair bir beklenti içerisinde de değilim çünkü zamanla insanların ne olduğunu hiç enerji harcamadan da görebildiğimi anladım.

Gözümün görmesi değil fikrimin yaşaması önemli..

istanbul