|
26 Eylül 2016, Pazartesi
saat: 16:12
Az önce nefis bir yağmur yağdı. Neredeyse tüm hafta sonu güneşsiz geçmişti. Yorgun değilim, miskinlik hali de yok. Aksine, ziyadesiyle dinlenmiş hissediyorum tatil sonrası. D’nin dün yaptığı ve kahvaltım için ayırdığı ısırgan otlu böreğimi çaycımız M. abi ile müdürün odasında mideye indirdik 10. katın cam kenarından. Yağmur izlerken hayal kurmayı seviyorum, dertleri sıralamak kadar keyifli olmasa da dert dinlemeyi de seviyorum. Zihinlerde kurduğumuz senaryo adedi ağaçları ve kaldırımları temizleyen damlalarla yarışır. Hayaller için ne kadar etkili olabilir bilmiyorum, bazen karşımızdakini dinlemeyi, daha da önemlisi anlamayı denemeliyiz. Bazen, hiç umursamadığımız ya da umursuyormuş gibi davrandığımız insanlar kendilerini anlatırken farkında olmadan sorunlarımızı, sorun sandığımız meseleleri ortadan kaldırabiliyorlar. Bugün Yağmur, D’nin ısırgan otlu şahane böreği, M. Abi’nin çayı ve hoşsohbeti tam da olması gereken an’da birleşti. Uzunca süredir beni bir şekilde yönlendiren ve sakin hareket etmemi sağlayan evrene teşekkür ediyorum. Her şey yolunda … | ||
|
|
||