|
27 Eylül 2016, Salı
saat: 23:53
Klasik bir "Herkes yapıyorsa ben de yaparım, ne var ki?" insanı olarak, ilk trekking maceramda B grubuna dahil olup tam 15 km yol yürüdüm; hem de inişli çıkışlı. Pazar akşamı eve geldiğmde bacaklarımı hissetmiyordum. Duş alıp bayılmışım. Son zamanların en kesintisiz uykusunu uyumuş olmalıyım. Ertesi sabah çakı gibi uyandım. Çok iyi geldi. İyi ki bulaştım bu işe. Devamını getireceğim. Yürüyüşe N. gelmeyince ben yalnız gitmiştim, kahvaltıda Y. diye bi adam geldi yanıma, tanıştık ettik. Bir daha da ayrılmadı götümün dibinden. Kısmetimi kapattı pezevenk. Ama hakkını yemeyeyim, belki de olmasaydı sıkılırdım. İlla birileriyle muhabbet ederdim ama o kadar oyalanamazdım. Hem dağın tepesinde mola verdiğimizde ellerim buz gibi olmuşken, termostaki çayını paylaştı benimle. Allah razı olsun. İşler güçler aynı tempoda devam ediyor ama beni hiç ırgalamıyor. İşimi yapıp çıkıyorum. Seneye istifa da edebilirim, yabancı dil tazminatını alıp memleket şartlarında çok iyi bi maaşa da sahip olabilirim, gaza gelip yöneticilik sınavını da kazanabilirim. Bilmiyorum. Şartlar nasıl gelişirse. Açıkçası artık fazla düşünmüyorum. Gelişine vuracağım topa, pası bekliyorum. Cumartesi günü kursta kur sınavı varmış. Sınavı geçersem C1'den devam edebiliyorum. Bakacağız. Bir kakaolu kek yapmışım ki, ben bile inanamadım. Bi çay demleyeyim madem yanına. | ||
|
|
||