|
02 Ekim 2016, Pazar
saat: 19:58
yazmak için yaşadığımı söylemiştin, seni de bir gün yazacağımı, unutacağımı. yazıyorum evet, ama öyle kolay olmadı başlamak yazmaya. senden sonrası gelmedi içimden, devamını bilmek istemiyordum belli ki. beni gerçeklerle yüzleştirdiğin için minnettarım oysa ki, bir uçurumun kenarından yavaş dokunuşlarınla aşağıya çakılmama neden olduğun için ve öldürdüğün için ilk defa beni, minnettarım. oysa sadece gülüyor oluşun için bile dünyayı içime sindirebilirdim, ama sinmedi içime. dünya, gitmek sinemedi içime, yakışmayan bir şeyler vardı. benden satırlarımı aldığın bir yanın. ve şuan susmak bilmeyen yanımla, tüm satırlarımı yine sana bırakmak istiyorum. defterler yazıp, defterler yırtmak, kusmak istiyorum artık. ben dünyaya, suçluyum, kendi el bileklerime, insan yaşamlarına, hüzünlerine karşı suçum var bir çok. sanki tüm bedellerimi ödemiş rahatlığındayım, bekliyorum. benim günahım bitti belli ki, bedellerimi ödedim. hiç olmayacağı bir yerde, hiç olmayana seslendim -bak ben arındım- ve sen yoksun ve ben yokum. şimdi avucumda içimden gelen bir his, uzatıyorum, uzanıyorum bulutlara; bak parmak uçlarımdayım ama ulaşamayacağım asla mutluluğa, ama bak açık avuçlarım hala, sıcağım hala, ellerimi de bir kenara koymayacağım asla. www.youtube.com/watch?v=7dA2w49Vxio | ||
|
|
||