|
08 Ekim 2016, Cumartesi
saat: 10:46
Perşembe akşamı mesaj geldi tanımadığım bi numaradan. Mesaj dediğim whatsapp işte. Silmemişim aslında telefonu değiştirdiğim için bazı numaralar uçmuş sadece. Sana çok ihtiyacım var diyor mesajda. Lan kim ki bu diye düşünüyorum düşünüyorum,resimde bişeyde gözükmüyor.Bu kadar ihtiyacı olan birini tanımazsam,kimsin sen diye sorarsam dev sıçarım diye düşündüğümden olaya noldu ya?? diyerek yaklaştım. Nerdesin diye yazdı bana bu kez. Konum attım direk. Etilerdeki starbucksta buluşalım mı o zaman bi yarım saate dedi. Tamam dedim çektim eşofmanları gittim yanına. Hala neyle karşılaşacağımı bilmiyorum. İçeri bir hatun giriyor 2.kattayım cam kenarından görüyorum caddeyi. Kırmızı elbiseli yüksek topuklu bi ay parçası,saçları kızıl.Direk saçlarından tanıdım tuğbayı. Kız gece elbisesiyle olabildiğince şık bense şopar gibi eşofmanlarlayım. O an dünyada bizden daha absürd birşey olabildiğini düşünmüyorum. Geldiği an sarılıyor bana. hıçkıra hıçkıra ağlıyor napacağımı bilemiyorum sırtını sıvazlamaktan başka. Gel bana gidelim bari diyorum yalnız kal da iyice rahat rahat dök içini diye. Noldu ya anlatmayacak mısın diyorum bize geldiğimizde. Şu üstümdekilerden kurtulmam lazım diyor. Dur sana giyecek bişeyler getireyim diyorum ama eşyalarım bu evde değiller. Ona bi boxer birde gömlek verebiliyorum sadece. Elbiseyi çıkartır çıkartmaz minik ayakları çarpıyor gözüme hala çok güzeller. Kendimi bir silkeleyip tekrar gözlerine odaklanıyorum. Gömlegini giydikten sonra elleriyle sırtına ulaşıp kopçasını açıyor sütyeninin. İçinden onuda çıkartıyor. Gözleri hala nemli,rimeli,kalemi akmış. Panda yavrusu gibi karşımda oturuyor. Saçının topuzu hala sağlam duruyor, alnından bir bukle aşağı sarkmış onu eliyle kulagının arkasına atıyor. Başlıyor gene ağlamaya, ohoo bugün burayı sel basacak ama diyorum. Korkutma beni ama dedikten sonra yutkunup anlatmaya başlıyor. Bugün şirketin yemeği vardı oraya gittim. Bizim müdür var işte adam evli ama gözü dışarda,uçkuruna düşkün. Hemen tacizmi etti diye araya girdim. Yok bu öyle bişey değil, benimle dost hayatı yaşamak istediğini söyledi dedi. Müdürün karısı zamanında tuğbaya burs verip okutan dernegin başkanıymış bu arada. Kendimi reddetmeme ragmen suçlu hissettim o kadına karsı diye kötü hissetmiş. O orospu çocuğu üstelik evdeki bulgurdan olmamak için boşanmaktan felanda hiç bahsetmemiş. Yani ikisinide bir arada götürmekmiş amacı. Bunu senden başka kimseye anlatamazdım deyip gene sarıldı bana. Gözyaşları omzumdan sırtımdan çatalıma doğru süzülüyodu. Bu romantik anı baltalamak istemezdim ama birazdan o gözyaşının ulaşacağı yer beni hüzünlere gark edebilirdi.Hemen elimi sırtıma atıp yolunu kestim o gözyaşının. Sonrada tuğbanın yanaklarından ellerimle sildim geri kalanları. Yanagından öpüp kucagıma kafasını koydum. Saçlarını severken ona neler yapacabilecegi konusunda ahkam kestim. Boktan bi durumdu vefa borcunun oldugu bir insana karşı bu duruma düşmek. Kadının haberi yoktu ama olsun vicdanı olan her insanı yaralar bu durum. Anlıyabiliyordum onu. Kucağımda uyudu o gece. Uyuduğunu görünce kucaklayıp yataga yatırdım,üstünü örttüm tam çıkıyorum sen nerde yatacaksın dedi. İçerde kıvrılırım sen rahatına bak dedim. Olmaz gel dedi seninle uyumayı özledim dedi. Böyle güzel bir kadına hayır demek zordu, girdim yattım yanına. Sadece uyuduk zaten geç olmuştu sabah işe gidecektik. Dün sabah herşey normale dönmüş gibiydi.Ben işe gidiyorum bişeye ihtiyacın olursa kapıcıya söylersin deyip çıktım evden. Bütün gün evden çıkmamış,çıkmadığı gibi giyecek bişeyide olmadıgı gibi tüm günü boxerla gömlekle geçirmiş şapşal. Eve geldiğimde sade ama güzel bir yemek hazırlamış. Daha içeri girer girmez zaten erotik erotik koktu yemekler. Sonrasında gelen itiraflar tabi.Seninle öpüşmeyi özledim dedi bana. Oturduğum yerden kalkıp yanına gittim,dudağında zehri emer gibi öpmeye başladım. Sonrası geldi işte. Seks sonrası japonyaya gideceğimden felan bahsettim. Şaşkınlıktan dili tutuldu kızcağızın. Sonra çok konuşamadık zaten. Dün gece onun yanında bile uyumadım. Koltuktaydım. Bu sabah kalktığımda evde yoktu. Hayatımın özeti gibi bir perşembe akşamı,cuma günü ve cumartesi sabahı yaşadım. Bende hep böyle işte, önce şefkatle kıvılcımlanan ateşli bir gece ve sabahı hayatımda çıkan bir aksilikle fırtınayla darmadağın olmuş sahil kasabası. Hiç sekmiyor. www.youtube.com/watch?v=t2YBw96PsjY | ||
|
|
||