|
09 Ekim 2016, Pazar
saat: 23:04
Aylardan ekim ve ben koskoca 12 kür kemoterapiyi bitirdim. Radyoterapiye başladım. Aylarca yazmamışım, o derece mecalim yoktu demek ki. Yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Keşke meme kanseri teşhisinden önce hayattan keyif almayı bilseydim. İlla eşek kaybetmek zorundayız sanırım kendimize gelmek için. Şimdi çevremdekilere anlatmaya çalışıyorum; stres yapmayın diyorum, düzgün beslenin, sigara içmeyin... Kıymet bilin ya kıymet bilin, ama nafile ille görmek istiyorlar bunların madden her şeylerine zarar verdiğini. Bu dönemden bana kalan güzel bir paranoya oldu, sağ memede oluşan tümör 2 mayısta yapılan operasyonla alındı. Memeyi koruyabildiler ve şükür ki 2. evrede yakaladık triple negative özellik taşıyan meme kanserini. 30 yaş öncesinin triple negative olması da çok olası, çünkü bu gençlere bulaşan pis agresif bir şey. Genetik mi değil mi diye test yaptırdık da 3 ay sonra çıkacak sonuçlar. Bu arada da diyetisyene gidiyorum çarşamba günü. Doğru beslenmeyi öğretecek bana. Belki 2-3 kilo da vermemi sağlar. Kadıncağız ön görüşmeye gittiğim zaman bi şaşırdı zaten. Siz neden geldiniz kuzum dedi, dedim meme kanseri atlattım beslenmeyi öğret bana... Bir de spora başladım. 3 gün boyunca gittim bugün gitmedim. Yarın devam. Zumba, yoga, pilates... Ha bir de işi bıraktım. Zaten 6 aydır izinliydim. Daha da dönmeyi düşünmüyorum. | ||
|
|
||