|
14 Ekim 2016, Cuma
saat: 07:27
Burada bir yil gecti. Gelecek guzel gozukuyor gozume. Basima gelecek belalari sabrederek savusturup, sansim yaver gittiginde de hayattaki kucuk kucuk zevkleri sepete doldurup aksam saraba katik ederek yasamayi becerebilecegime inandigimdan. Insanlar da guzel gozukuyor gozume. Uzaktan baktigimdan o da. Havadan sudan soruya orantisiz ciddiyette cevabin takip ettigi, bir kere anlatmaya baslamisken susamama, sormusken kacamama dehsetinin tedirginligi olurdu eskiden. Simdi ne dedigim benim bile umrumda degil. Isim de guzel gozukuyor gozume. Pek bir hirsim yok. Onume geleni yapiyorum, yapamadigimin da ardindan bakmiyorum. Yaptigimdan keyif de aliyorum. Ardindan bakmayacagim isler tikirinda gittiklerinde de bir cosku duymadigimi soylememe gerek yok sanirim. Unlu olduklari icin unlu olan insanlar, toplumda hakim akimlardan en az birini bunyelerinde kristallestirdikleri icin oyleler aslinda. Asiri agresif eski boksor, asiri albenili eski manken, asiri kibirli eski hoca falan bunlar toplumda deger yargilarina konu olan bu ozelliklerin en saf hallerini benliklerinde barindirma yukunu ustlendikleri icin ilgi cekiyorlar. Ben de boyleyim. Fakat unlu olma sansim dusuk. Zira apatinin bayragini tasiyorum ben. Gorunmez adamin gazetelerde boy boy resimlerinin cikmasi da tuhaf olurdu haliyle. Kendimi iyice kapattim. Yukarida goruldugu uzere, bu sozun yorulabilecegi birkac farkli anlamin tekmilini birden kapsayacak bir sekilde ve de. Mutluyum. | ||
|
|
||