|
18 Ekim 2016, Salı
saat: 01:52
Yazacak şeyler azken yaşananlar azarmış...az gittik uz gittik de bir arpa boyu yol gidememek mi canı yakan yoksa buğdayda diretmek miydi tüm suçumuz bilemedim... Kötü müyüm desem yalan...iyi mi tartışılır...öyle yaprak, çimen yeşili, mazlum...ekmek şarap da rafta,ben buralarda "sen" diye adlandırılmalarda şarkılarda bu gece...yine koyu kıvamlı bir gecenin girdabında dönüp duruyorum yatağımda,su akıp bulmuyor ağırlığımı,sanıyorum geçer herşey,sanıyorum daha yaşanacak seneler var,ne aciz avuntulardır,fısıldar kulağıma.. İnsan bile bile niye bir yalana tutulur...? Bilemem... Yalanı açık ederken gerçekler daha gerçek olmuyor...eylemler tökezlese de yine buluyor kendine bir orta... Orda bir an taş kesiliyor canım... Sonra kesildiği yerden başlıyor ağır ağır... Dem dem kanamaya... Hey benim bana bunca çok gelen ruhum,çok yorgunum,üzme artık daha fazla beni.. Sana verebilecek tek bir şey varsa o da bu kadarcık bedenim...! Daha fazla zorlama... Hadi git artık... | ||
|
|
||