|
26 Ekim 2016, Çarşamba
saat: 10:15
'yine mi sen' şerefsiz pezevenk beni her gördüğünde bu cümleyi kurup bir saatliğine sinirlerimi bozuyor kendimi intihar girişiminde bulunmak için yüksek bir yer düşünürken buluyorum,bir saat sonra geçiyor benden önce ki mühendise de aynı eziyetleri yapıyormuş sırf bizden rütbelisin diye ez tabi biz insan değiliz sonuçta müdürlüğe atanan insanlara ilk öğretilen şey 'taze mühendisler ezilmek için yaratılmıştır saldırın evlatlarımmmm' gibi bir cümledir heralde bugün bugünün en güzel yanı bir pürüz çıkmazsa törpüyle sinemaya gidicek olmak bir şey çıkmazsa tabi bu arada bana yürüyen bir kaç kişi var direk yazdım hayatımda yeni birini istemiyorum buna ne isteğim var ne sabrım ne de hevesim çekemem ben kimsenin derdini daha kendi dertlerimle uğraşamazken bide törpü geçen buluştuğumuz da erkekler hakkındaki düşüncelerimi açıkladı ve hepsi nokta atışıydı istem dışı gülümsedim hala bunu yazarken bile gülüyorum 'sen dedi erkeklere it muamelesi yapardın hiç birine gerçekten inanmaz hiçbiri için üzülmezdin ben ne kadar halı ettiysem kendimi sen kuyruğu bir o kadar dik tutardın hiç birini umursamazdın dedi ve gözlerimin içine baktı ama bir şey demedi. bu sefer ben yakaladım sohbeti yakasından 'bu seferki vurgun çok ağır oldu dedim , sahibi olduğum dizlerim ne zaman tutar bilmiyorum ,yanan ciğerimi nasıl havalandırabilirim ya da kalbimin kırıklarını kimin g.tüne soksam huzur bulurum bilmiyorum neyse yine dağıldım neyle başladım nereye geldim hoş gör | ||
|
|
||