|
05 Kasım 2016, Cumartesi
saat: 02:12
Ben çok kaybetmişliğimden hayatın bana hep çok büyük şeyler vereceğini sandım. Sanarken yıllar geçti de umudumu kaybetmedim. Salak olduğumdan. Salaklarla cahillerin kaybedişlerinin aynı olması beni hep üzmüştür. Çünkü salak, yani ben, hep kendisine bir şey katmaya çalışırken kaybeder. Kaybetme riskini bilirken kaybetmekle, hasbelkader kaybetmek farksız olmamalı ama gel gör ki farksız. Bir de işte ben salak, hesapçı ve gerçekçiyim. Evimde bir köşemde var. Benim köşem çünkü her yere hakimim burda. Köşeye sırtımı dayadım. Köşe güzel çünkü her şeyi görebiliyorum. Şimdi köşemde bütün hesaplarım yanlış çıkmış, gözardı ettiklerim gerçek. Ne yapayım. Zaten hep kaybetmişim. Hep açlığını çektiğinin kurbanı oluyorsun hayatta. Ben babamdan başka hiçbir şey için bu kadar ağlamamış, hiçbir şeyin özlemini bu kadar çekmemiştim. Hiç kimsenin sevgisini bu kadar istememiştim. Bi de ben galiba, salak olduğumu farketmiştim de bu kadar olduğumu bilememiştim. Şimdi burda kaybetmişliklerim, başaramamışlıklarım ve hiçliklerimle köşemde otururken ne yaptın mesajı beklerken daha da ve daha da salağım. Salaklığımın sınırı olduğunu düşündüğüm her anın ve her şeyin yüzüme hayır sen daha da salaksın, aklının alamayacağı kadar salaksın çünkü salaksın diye vurulduğu bu anda, ben salaklık vorteksinde ve hatta işte onun dibine çekilerek girdiğim daha da salaklık vorteksinde, çıkamadığım ve galiba asla çıkamayacağım bir döngüde çok sağlam durduğumu sanıyorum. Sağlam durduğunu sanmak da bir salaklık belirtisidir. Sağlam durduğunu sanmak, e işte ben benim ve burdayım demek ve ben işte burdayım ve yine benim. Ben olmanın çok zor olduğu bir evrende yine ben kalabilmek sağlam durmak olarak adlandırılınca işte ekstra salaklık vorteksi yaratıyor. Tüm bu vortekslerin içe içe başkasına zararsız minik bir kara delik yaratmasını diliyorum bazen. Beni yutup kapansa. İstediğim hiçbir şeyi, hiçbir sevgiyi bana vermeyen evrenin bana böyle bir iyilik yapacağını bekleyerek bir tane daha yarattığımı düşünerek sevindim. E ne yapayım ben de böyleyim. Uzaktan parmakla gösterip çekilecek çilesi varmış diyin. Bazen kadercilik en iyisidir. | ||
|
|
||