|
05 Kasım 2016, Cumartesi
saat: 11:05
küçük avuçlarımızla diktiğimiz portakal fidanı senin gözyaşlarını silebildiğim gün verdi ilk meyvesini. neden mi en çok turuncu, bu yüzden. arasına serpiştirdiğin beyaz gül yaprakları gibi kokuyor hala saçlarım, tılsımın bendim, böyle demiştin. neden mi gülgüzeli, bu yüzden. boyum henüz arkasından el salladığım otobüsün tekeri kadarken, canını yanından nasıl gönderirsin öğrendim. neden mi otobüs terminalleri. saç uçları nasıl titrer, avuç içleri nasıl ağlar, kirpiklerim bir dudağı nasıl sarar. bir insan bir insanı. nasıl böyle. yakar. bu yüzden. vurulduğum, tutulduğum, korktuğum, kurtulduğum, süründüğüm, büründüğüm her şeyi kimden öğrendim. neden mi en çok sen. işte tam bu yüzden. www.youtube.com/watch?v=dYdr-MslXkw | ||
|
|
||