|
05 Kasım 2016, Cumartesi
saat: 21:48
Bir kızın ilk aşkı olmak,ilk öptüğü adam olmanın dayanılmaz hafifliğini bugün yaşadım. Bizimki daha çok çocukça bişeydi tabi en nihayetinde çocuktuk. 10 yaşlarında vardık yoktuk. Birgün iki küçük el beni kapının eşiğinden kapının arkasına doğru ensemden yakalayarak kıstırdı.O zamanlar gerçekten kapı arkalarına kıstırılacak kadar tatlı bişeyim,dudaklarımdan öptü beni. Ben tabi safım bu olanları akşam yemeğinde annemlere anlattım. Babamın kahkahasını hiç unutmuyorum, anneminde yanağından öpmek istemiştir oğlum deyişini. Beraber denize gider, kumsalda benim ayak izimin üzerine ayagının izini cıkartırdı. Ona dair hatırladığım ve yapmasını sevdiğim en güzel şey buydu. Kapı komşusuyduk,karşılıklı oturuyorduk. Pazar akşamları starda parliament sinemasının filmleri olurdu. Her pazar bizim ritüelimizdi. polis akademisi ve geleceğe dönüş favorimizdi. Birde tanrılar çıldırmış olmalı ve bettlejuice'i izlerken çok eğlenirdik. Babası kent çikolatalarının en şaaaşalı zamanlarında genel müdürdü, her gün bonibonlar,jelibonlarla karşılardı bizi. O yüzden ne zaman bonibon yada jelibon yesem aklıma gelen ilk şey gamzeydi. Zaten meyveli jelibon gibi kokardı. Ama hayat işte büyüdükçe ayrıldı yollarımız, okul,iş derken hayat kavgasında bir zamanlar her gün hatta bazen her saniye yanımda olan kızı bazen 2 yıl oluyordu görmeyeli. Küçükken hep onunla evlenecegimi sandıgım kızın düğününde kendimi çok garip hissettim,adımı ayakkabısının altına yazmış, nikah şahidim ol dedi ama ben istemedim,darlanıyorum çünkü. Oda ısrar etmedi. Damadın yanında bana kocaman sarılması beni hafiften bir tereddütlere sürükledi,Muhtemelen çocuk bir daha bu adamla görüşmeni istemiyorum demiştir.:) Öyle işte, umarım çok mutlu olur. www.youtube.com/watch?v=Fx-UIP5djLA | ||
|
|
||