10 Kasım 2016, Perşembe
saat: 22:46


ders almak mı?
ne münasebet!
daha son ihanetin yarası kabuk bağlamadan, yeni yaralar için aralıyoruz kalbimizin kapısını...
zavallı bir kedi yavrusundan farkımız yok aşkın karşısında...
boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sıcak dokunuşta çocukça uysallaşıp, her hayal kırıklığında "köpek gibi" pişman olarak, her terk edilişte acı çekip, her dönüşte biraz daha kanayarak kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak "bir daha asla"larla "daima"lar arasında yalpalayarak yara bere içinde yaşıyoruz. kediler gibi tatlı, sevimli ve bencilce...
belkide en iyisi kuyruğu her daim dik tutmaktır...
şefkate kanmış mevta bir ev kedisi olmaktansa, gardını almış hayta bir sokak kedisi kalmak bu dünyada üzülmememiz için tek kaçıştır...

çünkü;
mevta ev kedileri kıvrık patileriyle gömülürken,
hayata hayta sokak kedileri hükmediyor...

istanbul
hosting